<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!-- generator="wordpress/2.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>

<channel>
	<title>Gta indir</title>
	<link>http://gta.indir.getindir.com</link>
	<description></description>
	<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 07:20:45 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3</generator>
	<language>tr</language>
			<item>
		<title>Kötekli, Muğla. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/665</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/665#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 07:20:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[gta indir]]></category>

		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/665</guid>
		<description><![CDATA[





Kötekli, Muğla ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi
Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.

Kültür
Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.
simdiye kadar kötekliye has bir yemek yemedim,indir pilav kaldir corba, biber kizartmasi yogurtlu kizarma,unutmadanda yazayim börülce unutulmasin,kültür meselesindede.köyün hic bir yerinde ne bir anıt nede tarihi bir yapi göremedimç görenler eklesin,bazar kültürü bile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Kötekli</b>, Muğla ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.
</p>
<p><a name="Tarihi"></a><b>Tarihi</b></p>
<p>Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.
</p>
<p><a name="K.C3.BClt.C3.BCr"></a><b>Kültür</b></p>
<p>Köyün gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.<br />
simdiye kadar kötekliye has bir yemek yemedim,indir pilav kaldir corba, biber kizartmasi yogurtlu kizarma,unutmadanda yazayim börülce unutulmasin,kültür meselesindede.köyün hic bir yerinde ne bir anıt nede tarihi bir yapi göremedimç görenler eklesin,bazar kültürü bile yok. en büyük eksiklik.eskiden 1980 öncesi insanlar üc bes keciye arsa takas ederlermis.ya simdi ögrenciler sayesinde bin metre kare 250,000 ytl ister oldu insanlar. o para ile 1000 tane oglak alinir herhalde.ama 1000 oglak 1000 metre kare yerde yayilirmi orasini bilemem.
</p>
<p><a name="Co.C4.9Frafya"></a><b>Coğrafya</b></p>
<p>Muğla merkezine 5 km uzaklıktadır.
</p>
<p><a name=".C4.B0klim"></a><b>İklim</b></p>
<p>Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.
</p>
<p><a name="N.C3.BCfus"></a><b>Nüfus</b></p>
<table width="200">
<tr>
<th colspan="2">Yıllara göre köy <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="nüfus">nüfus</a> verileri
</th>
</tr>
<tr>
<td align="center"> 2007
</td>
<td align="right">
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center"> 2000
</td>
<td align="right"> 1869
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center"> 1997
</td>
<td align="right"> 3328
</td>
</tr>
</table>
<p>yilin en az 9 ayi nüfusun 10 bini gectigi kötekli köyü önümüzdeki yillarda mugla merkeze yakin olacaktir son yillarda 2007 de su sikintisi var. nüfus artmakta ama hic bir önlem alinmamakta. elk,su, aynen düsük voltajdan ginaa geldi valla her kösede yaa berber, ya bakkal, yada yemek yeme yerleri. (hijenik olmayan)var her tasin altindan ögrenciye apart cikiyor.
</p>
<p><a name="Ekonomi"></a><b>Ekonomi</b></p>
<p>Köyün ekonomisi tarım ve <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="hayvancılığa">hayvancılığa</a> dayalıdır.<br />
hayvancilikta bitti bitmek üzere cünki hayvanlari otlatacak yer kalmadi. cünki her meranin üzerinde apartlar var.eskiden koyun keci besleyip sütünü sagarlarmis, simdi ögrenciler sagilmakta.ama nafile bu carkin bir parcasi yoksa ekonomi nasil döner.köteklide.
</p>
<p><a name="Muhtarl.C4.B1k"></a><b>Muhtarlık</b></p>
<p>Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
</p>
<p>Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
</p>
<dl>
<dd>2004 -
</dd>
<dd>1999 -
</dd>
<dd>1994 -
</dd>
<dd>1989 -
</dd>
<dd>1984 -
</dd>
</dl>
<p>kötekli artik mugla belediyesine katildi bi anlamda mahhallesi oldu. bakalim bundan snr belediyenin icraatlarina.yinede diger yerlere nazaran kötekli iyi ama daha IYI olabilir.
</p>
<p><a name="Altyap.C4.B1_bilgileri"></a><b>Altyapı bilgileri</b></p>
<p>Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.<br />
alt yapi sanki var gibi.neden onuda yazayim cünki köteklinin girisi ufak bir yagmur yagdimi herseyi ifade ediyor kisi köteklide gecirecekseniz mutlaka cizme getirin</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/665/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eyüp Sultan Camii. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/664</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/664#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 05:20:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<category><![CDATA[Weblogs]]></category>

		<category><![CDATA[Writing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/664</guid>
		<description><![CDATA[
Eyüp Sultan Camii, İstanbul&#8217;da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunan cami. Cami olmasının ötesinde kutsal bir ziyaret yeridir.

 Cami 
Eyüp Sultan Camii dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır, etrafında yarım kubbe, ortasında Eyüp Sultan türbesi, sandukasının ayak ucunda bir pınar, avlu ortasında asırlık bir çınar bulunmaktadır.

1458&#8242;den sonra çeşitli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<b>Eyüp Sultan Camii</b>, İstanbul&#8217;da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunan cami. Cami olmasının ötesinde kutsal bir ziyaret yeridir.
</p>
<p><a name="Cami"></a><b> Cami </b></p>
<p>Eyüp Sultan Camii dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır, etrafında yarım kubbe, ortasında Eyüp Sultan türbesi, sandukasının ayak ucunda bir pınar, avlu ortasında asırlık bir çınar bulunmaktadır.
</p>
<p>1458&#8242;den sonra çeşitli defalar tamir gören caminin minarelerinin boyu önceleri kısaydı, 1733&#8242;de yeni uzun minareler yapıldı. 1823&#8242;de deniz tarafındaki minare, yıldırımla hasar gördügü için yeniden inşa edildi.
</p>
<p>Cümle kapısı önündeki Sinan Paşa kasrı 1798&#8242;de yıktırılmıştır. Yerinde ulu bir çınar ağacı gölgesinde etrafı parmaklıklı bir set ve çimen sofa vardır. Parmaklığın dört köşesinde döört çeşmecik bulunur. Bunlara hacat çeşmeleri, kısmet çeşmeleri denir. Tamir edildikten sonra camiyi açıp namaz kılan Sultan III. Selim Mevlevi olduğu için parmaklıkların üzerinde mevlevi sikkeleri vardır.
</p>
<p>Dış avlunun caddeye açılan iki kapısı vardır. İç avlu 12 sütuna müstenit 13 kubbelidir.Avlunun ortası şadırvandır. Türbe tek kubbeli, 8 köşelidir. Türbe methalinde nakşı kademi saadet, <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="sağında">sağında</a> sebil bulunur.
</p>
<p>Mihrab eyvandır, minber mermerdir. Mihrab tarafı hariç üç tarafı galerilidir. Son cemaat yeri önünde 6 sütunlu ve 7 kubbeli bir revak vardır. Mermer cümle kapısı üzerinde 9 sıralık kitabenin ilk sırası:
</p>
<p><i>Zehi münkadı emri gerdgar zılli Rabbani</i>
</p>
<p>Serefrazı cihandaranı asrın şahı devranı
</p>
<p>Menarı nurfeşan sultan selim hanı bülend ikbal
</p>
<p>Bilin gülbank dahi iyledi pür cümle azani.
</p>
<p>Bu kadar çok kabir, türbe, lahit başka bir camide iç içe geçmemiştir. Serviler ve mezarlıklar cami çevresini uhrevi bir mekan yapar. Necip Fazıl, Fevzi Çakmak, Ferhat Paşa, Mehmet Paşa, Siyavuş Paşa, Beşir Fuad, Ahmet Haşim, Ziya Osman Saba, Sokullu Mehmet Paşa burada yatmaktadır.
</p>
<p>Fatih&#8217;ten sonra asırlarca padişahlar Eyüp Sultan Camii&#8217;nde kılıç kuşanmışlardır. Bunu Fatih başlatmış, ilk kılıcı Fatih&#8217;e Akşemseddin kuşatmıştır. Padişahlar Sinan Paşa Köşkü&#8217;nden kayıkla Bostan iskelesine gelir, camide iki rekat namaz kılar, şeyhülislam kılıcı kuşatırdı.
</p>
<p>Camiin dış avlusunda sebil bulunmaktadır. Üç pencerelidir. Bayramlarda ve özel günlerde şerbet dağıtıldığı için şerbethane denilmiştir.
</p>
<p><a name="Ey.C3.BCp_Sultan_T.C3.BCrbesi"></a><b> Eyüp Sultan Türbesi </b></p>
<p>Türbe, camiin kuzeyinde, iç avlunun önündedir. <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="Fatih">Fatih</a> Sultan mehmed tarafından 1454-55 tarihinde yaptırılmıştır. Rivayete göre iç avludaki çınarın bulunduğu yer Ebu Eyüp&#8217;ün gasledildiği yerdir. Türbe 8 köşeli, tek kubbelidir, kesme taştan yapılmıştır. cephe yüzlerine oturtulmuş olup, kasnağı yoktur. Pencere söveleri mermerdir. Kapı cephesi hariç diğerleri altta ve üstte iki pencerelidir.Kemerli kapı mermerdir, üzerinde Allah, Muhammed, kelime-i tevhid hakedilmiştir.
</p>
<p>Türbe içi çinilerle kaplıdır. Üzerinde celi yazılar baştan başa dolaşır. Kubbe kalem işlemeleriyle süslüdür. Kubbe ortasında Ali imran suresi 193. ayeti yazılıdır.
</p>
<p>Türbenin ortasında etrafı gümüş şebekeli bir parmaklık içinde Halid b. Zeyd ebu Eyyüb el-Ensari&#8217;nin sandukası vardır. Üzerinde siyah atlas üzerine sarı simli kisvei şerif örtülüdür. Yazıları Mustafa Rakım Efendi yazmıştır. Kisveyi bağlayan sırma kuşak üzerindeki celi hatları Sultan II. Mahmud yazmıştır.
</p>
<p>Türbenin içinde, sandukanın ayakucunda bir kuyu bulunmaktadır. I.Ahmed ihya etmiştir. Rivayetlerde bu kuyunun ayazma olarak şifa kuyusu olduğu yazılıdır. Sandukanın üzerindeki dairevi kandillikte 36 adet buhurdan ve zemzemiye vardır. Türbenin duvarlarındaki yazılar I.Ahmed, III. Mustafa, III. Selim, II. mahmud, Abdulaziz, Hattat Osman, Ahmed Razi, Yesarizade Mustafa İzzet, Mahmud Celaleddin Efendi&#8217;ye aittir. Türbedeki sancakı şerif ve dört büyük şamdan Topkapı Müzesi&#8217;nde korumaya alınmıştır.
</p>
<p>Türbe kapılarını tahtadan tunca çeviren I.Abdülhamit&#8217;tir. Türbenin önünde medhal vardır. Türbenin sağ tarafında kadınlar mescidi bulunur ki burada Adile Sultan itikafa girmiştir. İç avludan türbe medhaline bir hacet penceresi açılır. Hacet penceresinin iç kısmında şu hadisi şerif yazılıdır: &#8220;Devemi kendi haline bırakınız. Zira o kendine düşen görevi yapmaya memur edilmiştir. O da gitti, Ebu Eyyub&#8217;un kapısı önüne çöktü.&#8221;
</p>
<p><a name=".C4.B0maret"></a><b> İmaret </b></p>
<p>Eyüp Camii civarında Fatih Sultan Mehmed&#8217;in yaptırdığı imarette günde iki kere yemek pişirilirdi. Normal günlerde pirinçli, buğdaylı yemek çıkarken Ramazan ayında etli yemek dağıtılırdı. Özel günlerde, cuma ve kandillerde, zerde ve zerbaç, pilav çıkarılıp yoksullara verilirdi.
</p>
<p><a name="Ey.C3.BCp_el-Ensari"></a><b> Eyüp el-Ensari </b></p>
<p>Emeviler zamanında İstanbul kuşatmasına (671) katılan ve burada şehit olan Eyüb el-Ensari Hazretlerinin kabrini Akşemseddin rüyasında gördü ve Fatih Sultan Mehmed&#8217;e bildirdi. 1458&#8242;de Fatih burada bir türbe ve cami yaptırdı. 1800&#8242;de cami yeniden inşa edildi. Kubbe yazıları Hamit Aytaç&#8217;ındır. Medresesi yok olmuş, ziyaret aşırılığı sebebiyle külliyedeki tahribat tamir edilmemiştir.
</p>
<p>Eyüp Sultan, Mekke&#8217;ye giderek Akabe&#8217;de ilk Müslüman         olan sahabilerdendir. Alemdarı Nebi, Mihmandarı Resulullah diye anılır. Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarına katılmış, İstanbul kuşatmasında şehit düşmüştür.
</p>
<p>Evliya Çelebi&#8217;ye göre: &#8220;<i>İlahi arif, Hazreti Eba Eyüb ensari, peygamberin sahabesinden hadis rivayet edenlerdendir. Kendisi ensardandır. Hazreti Peygamber Mekke&#8217;den medine&#8217;ye hicret ettikleri zaman Cibrili Emin peygamberin devesinin yularından tutup çeke çeke cömert Eba eyübün evinin önünde çöktürmüştür.</i>
</p>
<p>Bu işaret üzerine Muhammed peygamber Eba Eyüb&#8217;ün evinden başka bir yere misafir olmamıştır. Hala, peygamberin mübarek mezarı bu Eba Eyüb Ensari hazretlerinin evinin yerindedir ki, peygamberin candan sevdiği dostudur ki o peygamaberden birçok hadisler nakl ve rivayet eder.&#8221;
</p>
<p>Evliya Çelebi&#8217;nin anlattığına göre Eba Eyüb iki kere Konstantiniye seferi yaptı. İkincisinde Galata&#8217;yı fethetti, istanbul&#8217;u da fethetmek üzere iken barış yaptı, Ayasofya&#8217;da namaz kılıp Eğrikapı&#8217;dan çıkarken kafirler bunları şehit etti. Bir rivayete göre ise ishalden vefat etti.
</p>
<p>1453&#8242;de Fatih Sultan Mehmed istanbul&#8217;u fethederken Akşemseddin hazretleri bir yer bulup orayı kazdırınca bir dört köşe yeşil somaki mermer göründü. Üzerinde <i>haza kabri Eba Eyyubi Ensari</i>, bu Eba Eyyüb&#8217;ün mezarıdır, yazılıydı. Taşı kaldırdılar. İçinde Eba Eyyüb&#8217;ün vücudu safran ile boyanmış kefen içinde terü taze ve sağ ellerinde tunç mühür vardı. Burada nurlu türbesini yaptılar. Bu çevrede 33 sahabi yatmaktadır.
</p>
<p><a name="Evliya_.C3.87elebi_ve_Ey.C3.BCp"></a><b> Evliya Çelebi ve Eyüp </b></p>
<p>Evliya Çelebi&#8217;nin Eyüp anlatımı: &#8220;Eyüp şehri, İstanbul&#8217;un batı tarafındadır. İstanbul&#8217;a denizden dokuz mil ve karadan iki saattir. Ama yine istanbul&#8217;a bitişik olup arasında asla boş arazi yoktur. Baştanbaşa mamurdur. Fakat başka hükümettir. Fatih kanununa göre beşyüz akça mevleviyettir.
</p>
<p>..karşı tarafı deniz karşısında Sütlüce kasabasıdır. Arası bir ok atımı yerdir.
</p>
<p>Eyüb Sultan Camii: Bu, Fatih Sultan Mehmed Han&#8217;ın yapısıdır ki sevabını Eba Eyüb&#8217;e hediye eylemiştir. Deniz kıyısına yakın ensari yerinde düz bir yerde yapılmıştır. Bir kubbelidir. Mihrab tarafında yarım kubbesi daha vardır. Lakin o kadar yüksek değildir. Camiin içinde sütun yoktur. Orta kubbe etrafında sağlam kemerler vardır. Mihrabı ve minberi sanatlı değildir. Hünkar mahfili sağ taraftadır. İki kapılıdır. Biri sağ tarafta yan kapısı, diğeri kıble kapısıdır. Kıble kapısı üzerinde bir mermer üzerinde celi yazı ile şu tarih yazılmıştır: hamden lillah beyti mamur oldu bu. Sağ ve solda iki minaresi vardır. Avlusunun üç tarafı odalarla süslüdür. Ortasında cemaat maksuresi vardır. Bu maksure ile Eba Eyüp mezarı arasında göklere baş uzatmış iki çınar vardır ki, cemaat, gölgesinde ibadet ederler. Bu avlunun da iki kapısı vardır. Batı kapısının dışında büyük bir avlu daha vardır. İçinde dut ve diğer ağaçlarla yedi tane büyük çınar vardır. Bu avvlunun iki tarafında abdest muslukları vardır. Bu camiden başka şehir içinde seksen kadar mescid vardır ki dördü Mimar Sinan yapısıdır.&#8221;
</p>
<p>Eyüp Sultan Resimleri bulabileceğiniz sayfa&nbsp;: http://www.alibeykoy.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/664/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Web sitesi çeşitleri. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/663</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/663#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 04:40:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[Education]]></category>

		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<category><![CDATA[technology]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/663</guid>
		<description><![CDATA[
Müzisyen Sitesi&#160;: Müzisyenler için dosya ve dökümanlar içeren sitelerdir.

Arama Motoru Sitesi: Aranan bilgi için diğer siteleri tarayan ve ağ geçidi olan sitelerdir. Google, Yahoo! MSN

Arşiv sitesi: Yok olma olasılığına karşı değerli elektronik içeriklerin saklandığı site çeşididir. 1996’dan bu yana milyarlarca eski ve yeni internet sayfasının saklandığı Internet Archive, 2005’ten beri Usenet’teki haberlere ve tartışma gruplarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<ul>
<li>Müzisyen Sitesi&nbsp;: Müzisyenler için dosya ve dökümanlar içeren sitelerdir.
</li>
<li>Arama Motoru Sitesi: Aranan bilgi için diğer siteleri tarayan ve ağ geçidi olan sitelerdir. Google, Yahoo! MSN
</li>
<li>Arşiv sitesi: Yok olma olasılığına karşı değerli elektronik içeriklerin saklandığı site çeşididir. 1996’dan bu yana milyarlarca eski ve yeni internet sayfasının saklandığı Internet Archive, 2005’ten beri Usenet’teki haberlere ve tartışma gruplarına postalanan yaklaşık 900 milyon mesajı saklayan Google Group buna örnek verilebilir.
</li>
<li>Bilgi Sitesi: Site ziyaretçilerini konu ile ilgili bilgilendirmeyi amaçlar ve çoğu zaman reklam amacı taşımaz. Devlet, eğitim ve kar amacı gütmeyen kuruluşlar bu gruba dahildir. RateMyProfessors.com, Ordinaryus.com
</li>
<li>Blog site:(web log) Teknik bilgi gerektirmeden, kendi istedikleri şeyleri, kendi istedikleri şekilde yazan insanların oluşturdukları, günlüğe benzeyen internet siteleridir. Tartışma forumları içerebilir. Blogger.com
</li>
<li>Devlet siteleri&nbsp;: (E-devlet) Devletle ilgili işlerin yürütülebileceği, prosedürler ve hizmetler hakkında bilgi alınabilinecek devlet tabanlı sitelerdir. Meb.gov.tr, iett.gov.tr
</li>
<li>Dijital Kütüphane Sitesi: Kaynaklarının önemli bir kısmına bilgisayar ortamında ulaşılabilen ve yazılı veya mikrofilm dışında bilgisayar ortamındaki formatlara sahip verilerin bulunduğu kütüphane türüdür. The Internet Public Library
</li>
<li>Dosya Paylaşım Sitesi: Görsel, yazılı dokümanlar, elektronik yazılımlar gibi birçok dosya formatının yüklenip indirilebildiği sitelerdir. Popüler dosyaların paylaşıldığı P2P ağ siteleri [1] ve daha kişisel ses ve görüntü dosyaların paylaşılabileceği flickr, youtube gibi siteler bu çeşide örnektir.
</li>
<li>Elektronik hareket sitesi: (Transaction)Ödemelerin elektronik para ile kredi kartı ile ya da banka virmanı ile gerçekleştirildiği Internet üzerindeki finans ve ticaret sitesi.
</li>
</ul>
<p>a)Bankacılık sitesi (e-bankacılık): Internet bankacılığı. Bankanın internet sitesine bağlandıktan sonra, kişisel bilgisayardan banka işlemlerinin yürütülmesini sağlayan ve elektronik para ile yönetilen hizmet.Garanti.com<br />
b)E-Ticaret sitesi (E-commerce): Mal alım satımının yapıldığı sitelerdir. Amazon.com<br />
c)E-bilet sitesi: Uçak, tatil, gösteri vb. rezervasyonlarının yapıldığı siteler. Biletix.com
</p>
<ul>
<li>Eleştiri sitesi: <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="(Review">(Review</a> site) Ziyaretçilerin kullandıkları ürünler ya da aldıkları hizmet hakkında görüş belirttikleri hatta oy kullanıp puanlandırdıkları sitelerdir.
</li>
<li>Forum sitesi: İçeriğine göre kategorilendirilmiş konular hakkında ortak bilgi paylaşımlarının yapıldığı sitelerdir. Gezenbilir.com, Forumta.com, PaylaşTR, DeuforumPaylaşTR
</li>
<li>Geliştirme sitesi: Yazılım geliştirme, web tasarımı gibi konularda bilgi ve kaynak desteği sağlayan teknik içerikli sitelerdir.
</li>
<li>Haber sitesi: Bilgi sitesine benzeyen ama amacı haber yaymak olan sitelerdir. Yayımları yoruma açıktır. Haberturk.com, sabah.com.tr, Haberler.tc
</li>
<li>İkiz site (mirror): Bir bilgi dağarcığının aynısını bir başka disk, FTP ya da web sitesine kopyalama. Böylece orijinal sitedeki kaynağı size daha yakın konumlanmış olan ikiz sitesinden daha hızlı indirilebilir.
</li>
<li>İndirme sitesi (download): Yazılım, oyun demoları, bilgisayar artalanı gibi elektronik içerik indirmek için kullanılan sitelerdir. Download.com, tamindir.com, inndir.com, inndir.Bilgisayar.tv, DownLoadEt.NeT, Yeeni.com
</li>
<li>İstihdam sitesi: İş arayanlarla iş verenleri buluşturan, belirli iş tanımlarının duyurulduğu, başvuruların yapılabildiği ve iş görüşmelerinin ayarlanabildiği sitelerdir. İnsankaynaklari.com
</li>
<li>İşletme(kurum)siteleri: Bir işletmeyi ya da verdiği hizmeti tanıtan internet sitesidir. artespower.com
</li>
<li>Kişisel ana sayfa: Bir kişinin kendisi hakkında ya da mesleki etkinlikleri üzerine bilgi vermek üzere oluşturulmuş internet sayfası.mavinil.com.tr
</li>
<li>Kritik sitesi (Gripe site)&nbsp;: İnsanların, çeşitli yerlerin, devletin, şirketlerin ve kuruluşların tartışıldığı sitelerdir.[2]
</li>
<li>Mizah sitesi: Yerme, taşlama ya da sadece eğlendirme amaçlı oluşturulmuş sitelerdir. Ziyaretçilerine keyifli vakit geçirtmek amacı ile kurulan sitelerdir. İçeriğinde genellikle fıkra,komik yazı, komik video gibi bölümler bulunur. Örn: AcayipNet
</li>
<li>Oyun sitesi: Sanal oyun oynamak isteyenlerin buluştuğu oyun alanıdır.  OyunRekoru.com , Hileciyiz.com
</li>
<li>Pornografik site: Pornografik fotoğraflar ve görüntüler içerir.
</li>
<li>Portal: Anagiriş, Internet portali. Internet kullanıcılarına çekici hizmetler, bilgiler, link adresleri, arama motorları vb. sunarak, onların Internet’e ana erişim noktası olması için hazırlanmış internet sitesi. Herhangi bir bilgisayar ağında, belirli işlem ve hizmetlere erişilebilen giriş noktası. [www.my.yahoo.com MyYahoo!]
</li>
<li>Rehber site: Çeşitli içeriği kategorilere ve alt kategorilere ayırmış rehberlerdir. Google Directory, TRdizin, Türkiye Esnaf Rehberi, Kralist.com
</li>
<li>Siyasi site: Site siyasi içeriklidir ve siyasi görüş savunulabilir. sandik.org,
</li>
<li>Topluluk Siteleri: (Community) İnsanların kendi ya da gruplarının profillerini oluşturdukları, benzer ilgilerini, ortak amaçlarını paylaştıkları ve genellikle mesaj kutuları, sohbet odaları ve yorum seçenekleri üzerinden iletişim kurabildikleri sitelerdir. Myspace, studentSN Yonja, Yahoogroups, İstanbul.net, BuddyMeter, youniTR
</li>
<li>Veritabanı sitesi: Arama yapmak ve belirli veritabanı içeriğini görüntülemek amacıyla kullanılan internet siteleridir. Internet Movie Database, istanbul esnaf dizini
</li>
<li>Wiki sitesi: Ortak bir çalışmaya dayanan, birçok yazarın katkısıyla oluşmuş, yazarların herhangi birinin içeriği değiştirebildiği, düzenleyebildiği ya da ortadan kaldırabildiği internet sitesi. (ör. Wikipedia). “Wiki wiki” Hawaii dilinde “çabuk” demektir.
</li>
<li>Yemleme sitesi (Phishing):Yasal bir kuruluş görüntüsü altında kullanıcılara sahte elektronik mesajlar yollayıp, daha sonra çalıntı kimlik olarak kullanma amacıyla kişisel özel bilgileri toplama. Örneğin, sahte bir web sitesi üzerinden kullanıcıya kredi kartı numarası, sosyal sigorta numarası, banka numaraları ve giriş şifresi bilgilerini güncellemesi, aksi takdirde kredi kartlarının kapatılacağı mesajı gönderilebilir. Eşanlamlıları “brand spoofing ya da carding”. Bu gibi sitelerden kurtulmayı sağlayan PayPal gibi kart kullanmadan internette alışveriş yapabileceğiniz siteler vardır.
</li>
</ul>
<ul>
<li>Sohbet Sitesi: İçeriğine göre kategorilendirilmiş ve özelleştrilmiş irc programı bulunan Sohbet odasıdır. Devamı - Sohbet,
</li>
</ul>
<ul>
<li>Yaşam/sosyal hayat sitesi (City Guide):Bölgenin ya da <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="bir">bir</a> yerleşim yerinin detaylı bilgisini veren sitelerdir. Örneğin İstanbul çiçekçileri ya da restoranları gibi Kategorileri sayısız olabilir.  Portal özelliği taşırlar. <b>www.i-gunler.com</b>[3] gibi sosyal hayata daha çok odaklanıp diğer bilgileri detaysız verebilirler.  <b>www.citysearch.com</b>[4] bunlara iyi bir örnektir.
</li>
<li>Sohbet Sitesi: Kategorize edilmiş sohbet odaları - Sohbet,
</li>
<li>Diğer site çeşitleri: Bazı siteler birkaç site çeşidi tanımının içine girebilir. Mesela bir işletme sitesi kurumunu tanıtmasının yanında alanıyla ilgili araştırmalar, istatistikler sunarsa bilgi sitesi haline de gelebilir. Ya da ekşisözlük gibi siteler yapı bakımından wiki site olabilecekken içerik itibariyle forum niteliğinden kritik sitesi grubuna da alınabilir veya kendi dalında bir site çeşidi olarak da adlandırılabilir.
</li>
</ul>
<p><a name="Kaynaklar"></a><b>Kaynaklar</b></p>
<div>
</div>
<ol>
<li>Wikipedia.org &#8216;un sayfasındaki &#8220;types of websites&#8221;
</li>
<li>Bilişim sözlüğü
</li>
</ol>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/663/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Devamı Var (albüm). indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/662</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/662#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 23:20:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[Devamı]]></category>

		<category><![CDATA[News]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/662</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Sandal&#8217;ın 13 Haziran 2007&#8242;de çıkardığı Devamı Var adlı yeni albümünün aranjörlüğünü Özgür Yedievli, Erhan Bayrak, İskender Paydaş, Sinan Akçil, Tolga Kılıç&#8217;tan oluşan 5 kişilik ekip yapmıştır.  Şarkılardan 12 şarkının 4&#8242; ünün hem söz hemde müziklerine imza atan Musti,  ayrıca Lübnan&#8217;dan aldığı bir şarkıyla albümün ismini taşıyan Devamı Var&#8217;a ve Dayan isimli şarkıyaSinan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Mustafa Sandal&#8217;ın 13 Haziran 2007&#8242;de çıkardığı Devamı Var adlı yeni albümünün aranjörlüğünü Özgür Yedievli, Erhan Bayrak, İskender Paydaş, Sinan Akçil, Tolga Kılıç&#8217;tan oluşan 5 kişilik ekip yapmıştır.  Şarkılardan 12 şarkının 4&#8242; ünün hem <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="söz">söz</a> hemde müziklerine imza atan Musti,  ayrıca Lübnan&#8217;dan aldığı bir şarkıyla albümün ismini taşıyan Devamı Var&#8217;a ve Dayan isimli şarkıyaSinan Akçıl&#8217;la birlikte söz yazmıştır. Albümde İzel, Burcu Güneş, Ufuk Yıldırım gibi sanatçı arkadaşlarıda vokallerde yer aldı.
</p>
<p>Albümün Çıkış şarkısı &#8216;İndir&#8217;  önce dedesi ve eski TRT sanatçısı Ritim ustası Hüseyin İleri ile oynadığı Muhabbet Kart reklamlarında tanıtılıp ardından Ömer Faruk Sorak tarafından klip çekilmiştir. Bir inşaat şantiyesinde çekilen klipte Musti&#8217;ye çeşitli ülkelerden seçilen dansçılarda eşlik etmiştir. 2. klip Melek Yüzlüm şarkısına çekmekte karar kılındı. Klibte bir hayranıyla oynayacağı açıklandı.
</p>
<p>Avrupa ve Türkiye&#8217;de aynı yıl piyasaya çıkacak olan albümün  Türkiye&#8217;deki yapımcılığını Seyhan Müzik üstlenmiştir. Ekim ayında çıkacak olan yurtdışı yapımcılığını ise Universal Müzik üstlenmiştir. Avrupa&#8217;da çıkacak bu albümünde yine dünyaca ünlü biri ile düet yapacağı öğrenilmiştir. Önce bu düeti single olarak çıkartıp daha sonra Devamı Var albümünü yurtdışında çıkartmayı planlanlanmaktır.
</p>
<p>Mustafa Sandal, yeni albümü için şunları söylemiştir: &#8216;Bu albüm için hayatımın albümü diyebilirim. Şarkılara çok güveniyorum. İddialı konuşmayı sevmem ama şarkılarım yaza damgasını vuracak, herkesin diline yerleşecek. Çok çalıştık, bir yıl boyunca hemen her gece stüdyoda sabahladık. Hepsi kendi alanında uzman kişilerle çalıştım. Konser vermeyi, hayranlarımla olmayı çok özledim&#8217;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/662/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Mustafa Sait Yazıcıoğlu. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/661</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/661#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 21:40:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/661</guid>
		<description><![CDATA[
Mustafa Sait Yazıcıoğlu (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.

Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon&#8217;un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas&#8217;ta, liseyi 1967 yılında Aydın&#8217;da tamamladı.
1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi&#8217;nde lisans yaptı.

Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.
1972 – [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<b>Mustafa Sait Yazıcıoğlu</b> (d. 1949, Sürmene, Türkiye), Türk siyasetçi.
</p>
<p>Prof. Dr. Mustafa Sait Yazıcıoğlu, 22 Şubat 1949 yılında Trabzon&#8217;un Sürmene ilçesinde doğdu. Babasının memuriyeti sebebi ile ilkokul ve ortaokulu Milas&#8217;ta, liseyi 1967 yılında Aydın&#8217;da tamamladı.<br />
1967 – 1971 yılları arasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi&#8217;nde lisans yaptı.
</p>
<p>Bir yıla yakın bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı merkez teşkilatında çalıştı.<br />
1972 – 1977 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı adına doktora öğrenimi yapmak üzere Fransa&#8217;ya gönderildi.<br />
1975 yılında 4 aylık kısa dönem Yd.Subay olarak askerliğini tamamladı.<br />
1977 yılında Dr. Asistan olarak Ankara Üniveristesi İlahiyat Fakültesine girdi.<br />
1983 yılında “Matüridi ve Nesefi’ye göre insan hürriyeti kavramı” konulu teziyle Doçent oldu.<br />
1988 yılında <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="Profesör">Profesör</a> oldu.<br />
17 Haziran 1987 - 3 Ocak 1992 yılları arasında 14. Diyanet İşleri Başkanı olarak görev yaptı.<br />
14 Şubat 1993 yılında Cumhurbaşkanlığı kontenjanından Yükseköğretim Kurulu Üyeliğine atandı.<br />
21 Temmuz 1994 tarihinde Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dekanlığı&#8217;na atandı.<br />
10 Mayıs 1996 tarihinde UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi.<br />
3 Kasım 2002 seçimleri ile AKP Ankara Milletvekili olarak TBMM’ye girdi.<br />
5-10 Mart 2004 tarihinde İslam Konferansı Örgütü Parlamento Birliği (İKÖPAB) Türk Grubu Başkanlığı yaptı.<br />
22 Temmuz 2007 seçimleri ile meclisteki görevine devam etti.<br />
29 Ağustos 2007 yılında 60. hükümette “Devlet Bakanı” olarak <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="görev">görev</a> aldı.<br />
Evli ve iki çocuk babasıdır. Eski Valilerden Recep Yazıcıoğlu&#8217;nun kardeşidir.<br />
“Matüridi ve Nesefi&#8217;ye Göre İnsan Hürriyeti Kavramı” isminde meb yayınlarından çıkan bir kitabı vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/661/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Uğur Işılak. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/660</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/660#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 19:31:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[Current Affairs]]></category>

		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/660</guid>
		<description><![CDATA[Uğur Işılak (d. 15 Kasım 1971, Almanya Neviges), Türk müzisyendir.Aslen Ankara Koçhisar&#8217;lıdır.Kendini milliyetçi,muhafazakar olarak tanımlayan sanatçı Avrupa doğup büyümüş olmasına rağmen milli değerlerine sıkı sıkıya bağlıdır.Çağımızın ozan geleneğini taşıyan sanatçılarındandır.İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya&#8217;da tamamladıktan sonra Açık Öğretim İktisat Fakültesinde öğrenimine devam etti. Çocukluğunu, Almanya&#8217;nın Neviges şehrinde geçiren sanatçı, daha sonra ailesiyle birlikte Gelsenkirchen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Uğur Işılak</b> (d. 15 Kasım 1971, Almanya Neviges), Türk müzisyendir.Aslen Ankara Koçhisar&#8217;lıdır.Kendini milliyetçi,muhafazakar olarak tanımlayan sanatçı Avrupa doğup büyümüş olmasına rağmen milli değerlerine sıkı sıkıya bağlıdır.Çağımızın ozan geleneğini taşıyan sanatçılarındandır.İlk, orta ve lise öğrenimini Almanya&#8217;da tamamladıktan sonra Açık Öğretim İktisat Fakültesinde öğrenimine devam etti. Çocukluğunu, Almanya&#8217;nın Neviges şehrinde geçiren sanatçı, daha sonra ailesiyle birlikte Gelsenkirchen şehrine taşındı. Henüz çocukluk yıllarında, şiire ve şairlere olan merakı ile sekiz yaşlarında ilk şiirlerini yazmaya başladı. Oniki yaşlarında ağabeyi Abdullah Işılak&#8217;tan bağlama çalmayı öğrendi. Bağlamada çalmayı öğrenmekle birlikte, genelde halk edebiyatı normlarında yazdığı şiirlerini, onüç yaşında bestelemeye başladı ve ilk albümünü 1988 yılında dinleyicinin beğenisine sundu. Albümün promosyonuyla beraber Avrupa&#8217;nın muhtelif yerlerinde konser verdi.
</p>
<p>Kendi kaset <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="çalışmalarını">çalışmalarını</a> devam ettirmek amacıyla 1990 yılında Almanya&#8217;da ses kayıt stüdyosu kurarak aranje ve tonmaisterlik yeteneklerini de geliştirdi. Yaklaşık 15 <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="yıllık">yıllık</a> profesyonel sanat hayatında, sözü ve müziği kendisine ait olan 250&#8242;ye yakın eser ve yüzlerce şiir ortaya koydu. ”Dönen Alçak Olsun” isimli albümünü müzikseverlere sunmak amacıyla Temmuz 1998 yılında Türkiye&#8217;ye yerleşen sanatçı, yapım, promosyon ve dağıtım amacıyla “Divan Müzik” şirketini kurdu. 2000 yılında aynı şirkette çıkardığı “Söyleyeceklerim Var” isimli albümüyle sanat dünyasında adından söz ettirmeyi başardı.
</p>
<p>Sanatçı, ardından 2001 yılında çıkardığı “Yıldırım Gibi” adlı albümünün promosyonuna paralel olarak 8 hafta “Uğur Işılak&#8217;la Ozanca” isimli kendi TV programını sundu. Sanatçı son olarak, 2002 yılında “Ben Ağlarsam Kıyamet Kopar” adlı albümünü piyasaya sürdü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/660/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yaralı Diz Katliamı. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/659</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/659#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 19:10:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[hobbies]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/659</guid>
		<description><![CDATA[
Wounded Knee Katliamı, (Türkçe&#8217;de &#8220;Yaralı Diz&#8221; anlamına gelir) Lakota Siuları ile Birleşik Devletler arasındaki son büyük çatışmadır. General Nelson A. Miles tarafından Yerli İşleri Komisyonuna yazılan bir mektupta çatışma sonrasındaki olaylar katliam olarak nitelendirilmiştir.

Katliam
1890&#8242;da ABD hükümeti Amerikan yerlileri (Kızılderili) arasındaki &#8220;Hayalet Dansı&#8221; nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<b>Wounded Knee Katliamı</b>, <i>(Türkçe&#8217;de &#8220;Yaralı Diz&#8221; anlamına gelir)</i> Lakota Siuları ile Birleşik Devletler arasındaki son büyük çatışmadır. General Nelson A. Miles tarafından Yerli İşleri Komisyonuna yazılan bir mektupta çatışma sonrasındaki olaylar <i>katliam</i> olarak nitelendirilmiştir.
</p>
<p><a name="Katliam"></a><b>Katliam</b></p>
<p>1890&#8242;da ABD hükümeti Amerikan yerlileri (Kızılderili) arasındaki &#8220;Hayalet Dansı&#8221; nın bir savaş dansı olduğundan şüpheleniyordu. Ancak bu dans Kızılderililer için kutsal bir seremoni idi ve bazı yerliler ellerinden alınan haklara bu kutsal dansı icra ederek kavuşacaklarına inanmışlardı. <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="Savaş">Savaş</a> Bakanlığı yerlilerin bir isyan hareketine kalkışacakları düşüncesiyle 7. Süvar alayını Pine Ridge ve Rosebud bölgelerindeki Lakota yerlilerinin kamp yerine göndermiş, bu kutsal dansı icra edenleri tutuklamak istemişti.
</p>
<p>29 Kasım 1890&#8242;da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada yirmi beş süvariye karşılık, aralarında altmış iki kadın ve çocuğun yer aldığı 153 Siu öldürülmüştür. Ancak çatışma sırasındaki kargaşada tam olarak kaç kişinin öldüğü bilinmemektedir.
</p>
<p>Dee Brown 1970 yılında yazdığı <i>Bury My Heart at Wounded Knee</i> adlı incelemesinde (Türkçe&#8217;ye <i>Kalbimi Vatanıma Gömün</i> olarak çevrilmiştir) Kristof Kolomb&#8217;un İspanya Kraliçesine Kızılderililerle ilgili şunları yazdığını aktarır: &#8220;Yeryüzünde bunlardan daha iyi bir ulus bulunmadığına Majestelerin önünde ant içebilirim. Komşularını kendileri kadar seviyorlar, konuşmaları son derece tatlı ve kibar, konuşurken hep gülümsüyorlar.&#8221; Ancak sözlerine şöyle devam eder: &#8220;Elli adamla bu halkın hepsini boyunduruk altına alabilir ve onlara her istediğimizi yaptırabiliriz.”
</p>
<p>
1890&#8242;da Wounded Knee&#8217;deki Siu katliamı Kizilderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu. Katliamı yaşayan Kara Geyik o gün bir başka şeyin daha öldüğünü söyler:<br />
&#8220;O zaman kaç kişinin öldüğünü anlayamamıştım. Şimdi kocamışlığımın şu yüksek tepesinden gerilere baktığımda, yerde birbirleri üzerinde yığılı duran boğazlanmış kadınları ve çocukları hâlâ o genç gözlerimle görebiliyorum. Ve orada, o çamurun içinde bir şeyin daha öldüğünü ve o kar fırtınasına gömüldüğünü görebiliyorum. Evet, bir halkın düşü öldü orada&#8230;&#8221;
</p>
<p>Bu katliamı yaşayanlardan biri, Gelincik Louise yaşadıklarını şöyle anlatıyordu:<br />
&#8220;Kaçmaya çalıştık. Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. Beyazların içinde de iyi insanlar bulunduğunu biliyorum, ama kadınları ve çocukları da vurduklarına bakılırsa askerler çok kötü insanlar olmalı. Kızılderili askerler beyaz çocuklara asla böyle yapmazlardı.&#8221;
</p>
<p><a name="Katliam_sonras.C4.B1"></a><b>Katliam sonrası</b></p>
<p>Amerikan Ordusu katliam sonrasında ölüleri gömmek için sivil vatandaşlar kiraladı. Savaş meydanına gelenler soğuk havada 84&#8242;ü erkek, 44&#8242;ü kadın, 18&#8242;i çocuk Lakota cesedi ile karşı karşıya kaldı. Katliamdan yaralı kurtulan 7 Lakotalı Wounded Kne Creek bölgesindeki Pine Ridge hastanesinde öldü.
</p>
<p>General Nelson Miles, katliamın sorumlusu Albay Forsyth&#8217;ı görevden almış, Askerî Araştırma Mahkemesi taktik hatasından dolayı kendisini eleştirmiş ancak yine de mahkemede hakkında beraat kararı çıkmıştır.
</p>
<p>Daha sonra <i>The Wonderful Wizard of Oz&#8217;</i>un yazarı olarak ünlenecek olan genç editör L.Frank Baum 3 Ocak 1891 yılında Aberdeen Saturday Pioneer&#8217;da şunları yazmıştı:
</p>
<p>&#8220;Öncüler <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="daha">daha</a> önce güvenliğimizin tek yolunun Yerlilerin tamamen yok edilmesine bağlı olduğunu ilan etmişlerdi. Asırlardır onlara karşı hata edip durmaktansa medeniyetimizi korumak adına daha büyük bir hata yapıp bu evcilleşmeyen ve evilleştirilemeyen yaratıkları dünya üzerinden tek bir iz kalmamacasına yok etseydik daha iyi yapardık. Biz sıradan insanlar ve beceriksiz komutanların emri altındaki askerler için gelecek güvenliğimiz bunda yatmaktadır. Aksi takdirde gelecekte de geçmişte olduğu gibi kızılderililerle tümüyle sıkıntı yaşayacağımızı bekleyebiliriz.&#8221;
</p>
<p>Yirminci yüzyılın sonlarında Wounded Knee Katliamına karşı protesto sesleri daha da yükselmiş, tarihçi Dee Brown aynı adla bir kitap yazmış, Buffy Sainte-Marie ise protest bir müzik bestelemişti. Ünlü oyuncu Marlon Brando 1973&#8242;de Baba (The Godfather) filmindeki rolüyle en iyi erkek oyuncu dalında verilen Oskar ödülünü Yaralı Diz Katliamı sebebiyle reddetmişti. 27 Mart 1973&#8242;teki ödül törenine kendi adına konuşma yapması için Sacheen Littlefeather adlı Kızılderili genç bir kadını gönderdi. Brando&#8217;nun kaleme aldığı, genç Kızılderilinin zaman darlığı nedeniyle tümünü okuyamadığı yazının bir bölümü şu şekildeydi:
</p>
<p>&#8220;Marlon Brando&#8230; benden zaman darlığı ile şu anda sizinle paylaşamayacağım uzun bir konuşma yapmamı istedi ancak basınla paylaşmaktan memnuniyet duyacağım şey şu ki o&#8230; çok üzülerek bu cömert ödülü kabul edemiyor. Ve bunun sebebi de&#8230; günümüz film endüstrisinin &#8230;beni affedin.. ve televizyonlardaki filmlerdeki yeniden çevrimlerde Amerikan Yerlilerine yaptıkları ve Wounded Knee&#8217;deki son olaylardır. Bu akşam aranızda bulunamadığım için beni affedin gelecekte kalplerimiz ve anlayışlarımızda sevgi ve cömerlikte biraraya geleceğiz. Marlon Brando adına sizlere teşekkür ederim.&#8221;
</p>
<p>Littlefeather, zaman darlığı sebebiyle tamamını okuyamadığı konuşmanın tam metnini basına dağıtmıştır. Brando&#8217;nun basına dağıtılan metininden bir bölümün çevirisi;
</p>
<p>&#8220;200 yıl boyunca toprağı, ailesi, ve özgür olma hakkı için savaşan Yerli halka şöyle dedik: &#8220;İndir silahını arkadaş gel birlikte oturalım. İndirirsen eğer silahını arkadaş senle barıştan söz ederiz, senin hayrına anlaşırız birlikte.&#8221; Silahlarını indirdiklerinde onları katlettik biz. Onlara yalan söyledik. Onları topraklarından koparmak için kandırdık. Onları açlığa mahkum ettik ki antlaşma dediğimiz ama hiçbir zamanda andımıza sadık kalmadığımız o hileli anlaşmaları zorla imzalasınlar. Onları, yalnızca yaşamın anımsayacağı kadar uzun bir süredir yaşam vermiş bu kıtada dilencilere döndürdük. Ve tarihi istediği kadar çarpıtılmış dahi olsa nasıl yorumlarsanız yorumlayın: Biz doğru yapmadık. Ne adil davrandık ne de dürüst. Onlara karşı ne haklarını iade etmek zorundaydık ne de anlaşmalarımıza sadık kalmak, çünkü gücümüzün üstünlüğü bize diğerlerinin haklarına saldırma, mallarını gaspetme, yalnızca yaşamlarını ve özgürlüklerini savunmaya çalışırken onların yaşamlarını ellerinden alma hakkını sağlıyordu ki onların erdemleri suça dönüşürken bizim ahlâksızlıklarımız erdem oluyordu.
</p>
<p>Fakat öyle bir şey var ki bu sapkınlığın ulaşamayacağı, o da tarihin büyük hükmü. Emin olun ki tarih bizi yargılayacaktır. Ama umurumuzda mı? O nasıl bir ahlâki şizofrenidir ki tüm dünyanın işitmesi için ulusumuzun en tepesindeki sesle ciğerlerimiz patlayana kadar bizim taahhütlerimizi tuttuğumuzu haykırırız da tarihin tüm sayfaları, Amerikan Yerlilerinin yaşamındaki son 100 yıl boyunca geçirdikleri tüm o aç, susuz günler ve geceler bu sesin dediklerinin tam zıttını söyler&#8230;&#8230;..&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/659/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Çalışan CD. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/658</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/658#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 09:50:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışan]]></category>

		<category><![CDATA[Çalışan CD]]></category>

		<category><![CDATA[gta indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/658</guid>
		<description><![CDATA[
Çalışan CD, işletim sistemi çekirdeği yüklenmiş CD.

Çalışan CD&#8217;ler kullanılarak sadit disk&#8217;e gerek kalmadan bilgisayarda işletim sistemi başlatılabilir. Bu yöntemin farklı kullanım amaçları vardır.


 Herhangi bir nedenden dolayı normal yollarla işletim sistemi başlatılamadığında bilgisayardaki kaynaklara erişim için kullanılır.



 İşletim sisteminin sabit diske kurulumu için gerekli ortamın hazırlanmasında kullanılır.


 Kaynakça 


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<b>Çalışan CD</b>, işletim sistemi çekirdeği yüklenmiş CD.
</p>
<p><b>Çalışan CD&#8217;</b>ler kullanılarak sadit disk&#8217;e gerek kalmadan bilgisayarda <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="işletim">işletim</a> sistemi başlatılabilir. Bu yöntemin farklı kullanım amaçları vardır.
</p>
<ul>
<li> Herhangi bir nedenden dolayı normal yollarla işletim sistemi başlatılamadığında bilgisayardaki kaynaklara erişim için kullanılır.
</li>
</ul>
<ul>
<li> İşletim sisteminin sabit diske kurulumu için gerekli ortamın hazırlanmasında kullanılır.
</li>
</ul>
<p><a name="Kaynak.C3.A7a"></a><b> Kaynakça </b></p>
<div>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/658/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Darkale, Soma. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/657</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/657#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 07:30:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[Computers and Internet]]></category>

		<category><![CDATA[Darkale,]]></category>

		<category><![CDATA[gta indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/657</guid>
		<description><![CDATA[Darkale, Manisa ilinin Soma ilçesine bağlı bir köydür.

Tarihi
Trakhoula sözcüğünün Hellen dilinde bir anlamı olmamasına rağmen Rumca Trakhys (taşlık,kayalık) sözcüğünden türetildiği sanılmaktadır.Prof.B.Umar’a göre kayalık yerdeki kent anlamındadır.
Günümüzde bir maden işletmesi ile Darkale köyünün bulunduğu yerdeki kentin tarihi ile bilgilerimiz yetersizdir.Ayrıca Eski Çağ kalıntıları da günümüze ulaşamamıştır.Yalnızca Bizans İmparatorluğu’nun son piskoposluk listelerinde ismi geçmiştir.

Kültür
EVLENME
A) Evlenme Çağı ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><b>Darkale</b>, Manisa ilinin Soma ilçesine bağlı bir köydür.
</p>
<p><a name="Tarihi"></a><b>Tarihi</b></p>
<p>Trakhoula sözcüğünün Hellen dilinde bir anlamı olmamasına rağmen Rumca Trakhys (taşlık,kayalık) sözcüğünden türetildiği sanılmaktadır.Prof.B.Umar’a göre kayalık yerdeki kent anlamındadır.<br />
Günümüzde bir maden işletmesi ile Darkale köyünün bulunduğu yerdeki kentin tarihi ile bilgilerimiz yetersizdir.Ayrıca Eski Çağ kalıntıları da günümüze ulaşamamıştır.Yalnızca Bizans İmparatorluğu’nun son piskoposluk listelerinde ismi geçmiştir.
</p>
<p><a name="K.C3.BClt.C3.BCr"></a><b>Kültür</b></p>
<p>EVLENME<br />
A) Evlenme Çağı ve Evlenme İsteğini Belirtme
</p>
<p>Evlenme çağı kızlar için (17-18), erkekler için (20-22) yaşları arasında değişir. Bunun dışında, kızlarını (15-16) yaşlarında evlendirdikleri de olur. Erkeklerin askerliklerini yapmadan evlenmeleri ise. az görülür olaylardandır.<br />
Evlenme isteğini belirtmek ancak, erkekler için söz konusudur. Bir genç, &#8220;Babasının ayakkaplarını ters çevirerek ya da onları, birer çivi ile yere tutturarak &#8220;evlenme isteğini anlatmış olur. Bazı köylerde ise, bu belirtme &#8220;babasının ayakkaplan İçine su dökmek&#8221; suretiyle olur
</p>
<p>B) Kız Bulma. Dünürcülük ve Söz Kesme
</p>
<p>Evlenecek gencin annesi, çevrede en çok beğenilen kızı oğluna almak için; büyük çalışma ve gayret gösterir. Önce kız evine yanına kimseyi almadan gider, bir misafir gibi oturup kızın bütün davranışlarını inceler. Beğendiği takdirde, eve döner ve kızı oğluna son derece öğer. Böylece gencin annesi oğlunun daha önce kızı dıştan görüp beğenişini ve kızla evlenme isteğini kuvvetlendirmiş olur. Bu defa, anne ve baba gizlice çalışır, faaliyete geçerler.<br />
Yapılan çalışmalar sonunda, kız evi tarafından &#8220;Red cevabı&#8221; alınmayacağı anlaşılırsa; çevrenin ileri gelenlerinden 3-4 kişilik bir heyet (Biri çoğu zaman din adamı olur), kızın babasına gönderilir.<br />
Kızın babası gelenlere çok iyi bir şekilde ikramda bulunur. Hal hatır sorulduktan sonra veya konuşma arasında, sözü dinlenir kişilerden biri; &#8220;Kızınız filanı, Allah&#8217;ın emri ve Peygamberin kavliyle filanın oğluna istemeğe geldik&#8221; der. Başka bir söyleyişle, &#8220;Allah&#8217;ın emri ile kızınıza filanın oğlu için dönür (Dü-nürcü) geldik&#8221; der veya diyebilir.<br />
Esasen, önceden zemin hazırlandığından kız babası; &#8220;Madem ki siz münasip gördünüz ne diyelim&#8221; yada, &#8220;Nişanınızı gelin takın&#8221; şeklinde bir karşılıkla kızını verdiğini bildirmiş ve neticede söz kesilmiş olur.<br />
Eğer yukarda açıklandığı şekilde, kız evinin bu konudaki tutumu önceden anlaşılmamış ise; ilk defa kız istemeğe gidenlere (Dünürlere) kesin olarak söz verilmez. Ancak, ikinci veya üçüncü görüşmede söz kesilir.<br />
Buna rağmen söz kesilmeden önce kız evinin, söz ve hareketleri ile meramını anlatması mümkün görülmektedir. Yalnız, bu davranışlar köye ve kent&#8217;e göre farklılık gösterir.<br />
Örneğin kız babası (yoksa evin büyüğü) yapılan teklifi olumlu buluyorsa;<br />
&#8220;Hayırlısı olsun&#8221;<br />
&#8220;Nasipse olur, biraz düşünelim&#8221;<br />
&#8220;Biz önce kendi aramızda görüşelim sonra haber veririz&#8221; şeklindeki cevaplardan biriyle karşılık verir. Bu meyanda, dünürlere ikramda bulunulur; ayakkapları da gidiş yönüne doğru çevrilip düzeltilir.<br />
Fakat, kız evi teklifi uygun bulmuyorsa;<br />
&#8220;Nasibinizi başka yerde arayın.&#8221;<br />
&#8220;Kızımız henüz çok küçük&#8221;<br />
&#8220;Bizim kız, oraya yaramaz&#8221;<br />
&#8220;Bu iş için hiç ısrar etmeyin&#8221; şeklinde cevap verir.<br />
Sonuç olarak, ikinci halde pek ısrar edilmez. Birinci halde ise, görüşmelere devam olunur. Böylece ikinci veya üçüncü gidişte dünürlere kesin olarak söz verilir. Başka bir deyişle söz kesilir, kısın babası (yoksa kız evinin büyüğü),&#8221;gelin nişanımızı takın&#8221; der.<br />
&#8220;Söz kesme&#8221; hemen hemen bütün köylerde ve kent&#8217;te böyle olmaktadır. Yalnız, incelemelerimiz sırasında üç köyde, söz kesilir kesilmez; dünürlük yapan şahıslardan biri (muhtar olabilir) oğlanın akrabasından hemen orada 100-200 lira (1969&#8242;larda) alıp, kızın babasına verir (Türkpiyale. Eynez ve Kayra-kaitı köyleri). Buna, Doğudaki başlık&#8217;ın bir kalıntısı gözüyle bakabiliriz.<br />
Kız evinin, dünürlerin kız istemesi karşısında; nazlanır bir davranış içinde olması normaldir. Ancak. bazan anormal sayılabilecek uzun gecikmeler olabilmektedir. Çoğu kez bu halin, ailenin bireyleri (Fertleri) arasındaki kararsızlıktan ileri geldiği görülür. Örneğin, kız ve kızın anası yapılan teklifi olumlu bulur da; kızın babası razı olmuyorsa, dünürlere cevap vermede haliyle gecikme görülür. Bu kerre kız evinde anayla baba arasında şöyle bir konuşmanın geçtiği de olur:<br />
&#8220;— Biz gizi virem adam. Bunna Hâlemden eyidir. Kendi yavı ile kavrılıp gidyolaa. Halları yavuz bun-laan. Oğlan kahrıman, ge virem bunu&#8230;&#8221;<br />
Kızın babası razı edilirse, geç de kalınsa söz kesilir.<br />
Buraya kadar, kız isteme ve söz kesme konularını özet olarak açıklamaya çalıştık. Şimdi de, yeri gelmişken bazı hususlar üzerinde duralım.<br />
Kız istemede uğurlu sayılan günler. Perşembe veya Pazar (Gire) günleridir. Bu günlerin akşamları da olabilir.<br />
Dönürler, kız evine gider gitmez varsa ateşi karıştırırlar; yoksa lambayı söndürürler böylece kızç istemeye geldiklerini belli etmeğe çalışırlar.<br />
Dönürler. söz kesilmedikçe-susasalar dahi-kız evinde su istemezler. Su isterlerse, iki tarafın arasına &#8220;Soğukluk&#8221; gireceğine inanırlar.<br />
Ev sahibi, dönürleri uğurlarken &#8220;bize yine buyrun&#8221; şeklinde konuşmağa dikkat ederler.<br />
C) Küçük Nişan (Söz Yüzüğü)
</p>
<p>Söz kesmeden 10-15 gün sonra, küçük nişan yapılır. Küçük nişanda amaç, gençlere nişan yüzüklerinin takılmasıdır. Bunun için önceden, içinde nişan yüzüğü, bilezik, küpe altın, elbiselik kumaş ve çeşitli çerezler bulunan bir bohça; dönürlerle (bazı köylerde muhtar ve imamla) kız evine oğlan evi tarafından gönderilir. Bohçanın içindekiler, 2-3 gün süre ile kız evine gelenlere gönderilir. Gösterme işi bittikten<br />
sonra kararlaştırılan zamanda, oğlanın anası ve çok yakın iki kadın akrabası (Yengeleri olabilir) kız evi<br />
ne giderler, bunların içinden en yaşlısı kıza yüzük&#8217;ü ve diğer altın eşyayı takar, buna, &#8220;Nişan takıldı&#8221; ve<br />
ya &#8220;Nişan kondu&#8221; denir. Yalnız, şu iki önmeli hususu unutmamalıdır ki; nişan yüzüğü takacakların başın-<br />
dan behemehal &#8220;Tek Nikah&#8221; geçmiş olmasına ve bu işin, Perşembe günü veya Pazar günü akşamı yapıl-<br />
masına çok dikkat edilir.<br />
Kıza nişan yüzüğü takıldıktan sonra, kız evi de oğlan evine; kız tarafından işlenmiş pembe, beyaz ve<br />
ya krem renginde bir mendil ve bu mendil içinde nişan yüzüğü ve bir tane karanfil (Pembe renklisi mak-<br />
bulsayılır) ile şeker gönderilir. Şu kadar ki, kızın gönderdiği karanfilin sapı; &#8220;Lavanta&#8221; ıslatılmış bir ka-<br />
dife veya kordelâ parçası ile sarılmış ve üzeri de, sırma gelin teliyle örülmüş olması şarttır. Delikanlı bu çiçeği, ya göğsüne ya da şapkasına tutturur.<br />
Aradan ik-üç gün geçtikten sonra, kızın babası ve yakın akrabalardan iki kişi oğlan evine gidip, oğ-lan&#8217;a yüzüğü takarlar. Böylece 10-15 gün içinde &#8220;Küçük Nişan&#8221; tamamlanmış ve yapılmış olur.<br />
Böylece gençlere nişan yüzüğü takıldıktan sonra taraflarca kararlaştırılan bir zamanda; oğlan&#8217;m hısım ve akrabaları kızı görmek ve tanımak için. kız evine topluca giderler. Nişanlı kız, gelenlerin ellerini &#8220;yaşı ne olursa olsun, çocuklar da dahil&#8221; öper ve buna karşılık; elleri öpülenler kız&#8217;a bir miktar para verirler. Kız evi de gelenlere, çay, kahve ve ikram eder. Bu toplantıya, halk arasında &#8220;Oturma&#8221; veya &#8220;El öpüntüsü&#8221; denir.<br />
Aradan bir hafta geçtikten sonra kız evi, hısım akrabaları ile birlikte; oğlan eevine gider. Damat adayı nişanlı genç, gelen büyüklerin ellerini öper. Para, hediye gibi bir şey verilmez. Gelen misafirlere çay, kahve ikram edilir.<br />
Çoğu zaman nişanlanan kız 14-15 yaşları civarında olur. En çok 3 yıl en az 1 yıl bekledikten sonra nişanlılar evlenirler.
</p>
<p>D) Büyük Nişan
</p>
<p>Büyük nişan düğüne 1 -2 ay kala, kız evinin avlusunda yapılır kız ve oğlan evinin bütün akrabaları (ka<br />
dın akrabalar) o gün için hazır bulunurlar. Gelin adayı nişanlı kız yüzü ve başı bir tülbentle örtülü ola<br />
rak, münasip bir yere oturtulur. Kız evinin yengelerinden biri; gelen hediyelerin cinsini ve kimin tarafın<br />
dan getirildiğini yüksek sesle duyurarak, nişanlı kız&#8217;ın başına ya da yanına atar (yığar). Böylece, gerek<br />
erkek ve gerekse kız evinin akrabaları; giyecek, takılacak, yiyecek ve döşenebilecek her türlü hediyele-<br />
rini o gün getirmiş ve vermiş olurlar. Hediyeler verildikten sonra, oğlan evi tarafından gönderilen çen-<br />
gi ile eğlenti yapılır.<br />
Bazı köylerimizde ise, durum böyle değildir. Yapılacak masraflar ve alınacak eşyalar; önceden kararlaştırılarak taraflarca ayarlanır. Örneğin, yatak odası ve mutfak eşyalarını kız evi misafir odasıyle oturma odası eşyalarını da oğlan evi tarafı hazırlar. Damat adayı evlenmeden önce. bir de ev yapar.<br />
Hediyelerin çokluğu ve değeri hiç şüphe yoktur ki. tarafların mali gücüne bağlı kalmaktadır.<br />
Büyük nişan&#8217;da, genel olarak oğlan evinde bir şey gönderilmez. Yalnız, bir kaç köyümüzde oğlan evine çerez gönderildiği olur. Buna, &#8220;Karşılık&#8221; da denir. Karşılık gönderen köylerimizden Büyük Güneyi örnek olarak gösterebiliriz.
</p>
<p>E) Hediye ve Çeyizleri Asma (MUSAT)
</p>
<p>Nişanlı kızın çeyizleri ile kendisine gönderilen bütün hediyeler ve oğlan evine gönderilmiş olup ta. çevreye gösterilmesi istenilen hediyeler; düğüne üç gün kala, kız evinin büyük bir odasına asılır ya da ipler üzerine serilir. Buna &#8220;Musat&#8221; denir. Çevreden gelen kimseler bunları görürler.<br />
Gelin alınacağı gün (Perşembe veya Pazar günü) öğleden sonra, damadın gönderdiği bir araba İle eşyalar kaldırılır. Eşyalar ile birlikte giden 3-4 kişilik kadın grubu, oğlan evine de bunları yazarlar (sererler, açarlar). Ev ayrı ya da odalar yeter derecede ise; eşyalar yerli yerince konur ve yerleştirilir. Örneğin, ayrı misafir odası ve mutfak varsa; bu bölümlere ait eşya yerli yerine konur. Bu meyanda giyecekler, iplerde asılı olarak kalır; yatak odasına başka eşya konmaz.
</p>
<p>F) Kına Gecesi ve Düğün Geceleri
</p>
<p>Düğün zamanını her iki taraf birlikte kararlaştırırlar. Düğün için uğurlu sayılan günler. Perşembe ve Pazar (Gire) günleridir.<br />
Kına gecesi. Çarşamba&#8217;yı Perşembe&#8217;ye veya Cumartesi gününü Pazar&#8217;a bağlayan gecedir. Gerek kına gecesi ve gerekse düğün için davet aynı anda yapılır. Bu amaçla, kız ve oğlan evinden çıkarılan birer kadın; davet edileceklerin evlerini dolaşırla ve birer kağıtlı şeker, ya da akide şekeri bırakarak düğüne davet ederler. Çoğu zaman davetiye yerine kullanılan, dağıtılan bu şekerlere OKUNTU denir. Güney, en yakın arkadaşlarına (Sağdıçlarına) mendi! içinde şeker alan genç; kendisini güveyin sağdıç&#8217;ı kabul eder. Şehirde ise, bir kimsenin sağdıç olduğu davetiyesinde yazılı olarak belirtilir. Okuntu, bazen herhangi bir giyim eşyası da olabiliyor. Okuntu alan, düğüne eli boş gitmez muhakkak bir hediye götürür.<br />
Düğün eğlenceleri, kız evinde ve oğlan evinde olmak üzere; iki ayrı yerde ve aynı zamanda devam eder
</p>
<p>a) Kız Evinde Düğün Eğlenceleri
</p>
<p>Kız evinde olan düğüne KINA GECESİ denir. Kadın ve kızlar orada toplanarak eğlenirler. Kızın yakınlarından biri, düğünü idare eder; kızları sırayla düğüne kaldırır.<br />
Takadon denilen sırmalı elbise veya düğün için giyilen Atlas entari ve üç etek veya diğer şekillerde giyinmiş kızlar; son derece nazlanarak ve güya istemiyormuş gibi oyuna kalkarlar. Çalgıcı kadınların şarkı ve sazlarına ayak uydurarak zeybek ve çeşitli oyun havaları oynarlar.<br />
Evlenecek çağda doğulları olan annelerin birçoğu böyle günlerde kız beğenirler.<br />
Eğlentinin devam ettiği sırada, evlenecek genç&#8217;in anası ve komşuları topluca kız evine gelirler, bu topluluğa &#8220;Oğlan tarafı&#8221; da denir. Kendilerine büyük bir konuk severlik gösterilir ve en iyi yerlere oturtu lurlar. Az sonra, gelin iki yengenin arasında olarak odaya girerken kayınvalide ipek halıyı geçeceği yolun üstüne serer ve ayağına sedef kakmalı nalınlarını giydirir (ömür boyu itibar görsün, saltanatı bol olsun dileğiyle bu hizmetini yapar). Bundan sonra geline hoş geldin anlamında elini öptürür ve ziynet eşyalarını geline takarak, hediye aldıklarını da ilave ederek kenara çekilir.<br />
Gelin, kendisine ayrılmış yere yengeler yardımıyla otururken; gelinin arkadaşları mumların bulunduğu tepsiler, şerbet bardakları, şerbet sürahisi, kına için ibrikler koku için gülâptanlar ve hediyelerle gelirler.<br />
Çalgıcı kadınlar &#8220;Kına türküsü&#8221;nü çalarken; gelinin annesi ve yakınları ağlaşırlar. Bu sırada yengeler getirdikleri tabaklardaki kınaları kararlar. Kına karan&#8217;ın &#8220;başı bütün&#8221; (Dul ve kocası ölmeyen kadınlardan<br />
olmasına dikkat edilir. Karılmış kına&#8217;nın bulunduğu tabağa bir mum dikerek misafirlerden para toplanır.<br />
Bu arada kayınvalide belinde bulunan kırmızı pulllu ve aynı renkli bezi gelinin yüzüne örter, misafirler kınaya para batırırken, bir kısmı da geline para iğneler. Kayınvalide gelin&#8217;in alın hizasına parayı tutturur, sonra da çalgıcı kadınlara para iğneler.<br />
Yengeler ilk önce gelinin ellerine kına yakarlar ve kırmızı örtüsüne takım olan kına bezleri ile ellerini bağlarlar. Sıra ayaklarına gelince, yengeler ilk önce nalınlarını sonra yün çoraplarını çıkararak gelini kayınvalideye teslim ederler.<br />
Ayak kınaları yakılmaya başlandığı an gelinin arkadaşları şerbetleri ve kokuları dağıtırlar (daima ömrü tatlılıkla geçsin dileğiyle şerbetler içilir). Bu sırada kayınvalide koynundan bir torba çıkarır (torba içinde paralar, nohut, arpa. buğday, bakla, şeker, üzüm vardır) avuç dolusu geline ve misafirlere serper. Bununla da, &#8220;Bütün ömrü bolluk, bereket içinde geçin yoksulluk görmesin&#8221; demek ister. Bu dileklerle atılanları herkes kapmak ve yemek ya da saklamak için kapışırlar. Kapılan paralar uğur için saklanır, misafirler geline mutluluklar dileyerek düğün evini terk ederler.<br />
Bir fikir verir düşüncesiyle. Öğretmen İsmail Duruçay tarafından güfte ve bestesi sabit olunan &#8220;Kına Türküsü&#8221;nü; Bestelenmiş Türküler ve Oyunlar bölümünde sunduk
</p>
<p>b) Oğlan Evinde Düğün Eğlenceleri
</p>
<p>Düğün Perşembe günü olacaksa. Salı akşamı; Pazar günü düğün yapılacaksa Cuma günü akşamı, bir toplantı yapılır, güveyin sağdıçları ve diğer arkadaşları, çevre köylerden gelecek konukları köy köy bölüşürler. Ertesi gün bu işi idare edecek &#8220;Bayraktar&#8221; de belirtilir. Bayraktar, diğer gençlere göre yaşça en büyük olanıdır.<br />
Sağdıçların getirdikleri kuzularla yemekler yapılır. Gelen misafirler Bayraktar tarafından karşılanır ve önceden kararlaştırılan evlere gönderilirler ve o evlerde ağırlanırlar.<br />
Oyunlar Bayraktarın gözetiminde oynanır. Herkes meydanda (köy meydanında) geliş sırasına göre yer alır. Gece lüks lâmbaları yakılarak, meydan aydınlatılır. Dağ köylerimizde bu aydınlatma, büyük odun ateşi yakmak suretiyle olur.<br />
Oyunlara başlamadan, köy muhtarı veya bekçi alan&#8217;a çıkar ve gençlere; &#8220;Silah atmak yasaktır&#8221;. &#8220;Herkes sırasına göre oynayacaktır&#8221; şeklinde duyuru&#8217;da bulunur. Önce Bayraktar oynar ve daha sonra da; oyuna kalkmak isteyenleri sırasıyla kaldırır. Oyun oynayanların yakın arkadaşları çalgıcılara bahşiş verirler. Böylece, samimiyetlerini belli etmiş olurlar. Eğlenti geç vakte kadar devam eder. Bundan sonra, herkes kendine gösterilen eve gidip geceyi orada geçirir.
</p>
<p>c) Gelin Alma
</p>
<p>Soma&#8217;nın Darkale Köyünde geleneksel hale gelen Gelin Alma Töreni<br />
Kadınlar ve erkekler ayrı, ayrı yerlerde ve aynı zamanda geç vakte kadar eğlendikten sonra; ertesi günü (Perşembe veya Pazar günü) sabahı gelin hazırlanır.<br />
Özellikle gelin başının hazırlanması, âdeta hüner isteyen bir iştir. Şehir ve yakın çevre köyler hariç; bütün köylerde durum şöyledir; Gelin&#8217;in başına bir tabak {ters olarak) konur; bu bir bezle baştan düşmeyecek bir biçimde çene altından bağlanır. Bilâhare, tabağın alt çevresi düzgün bir şekilde tülbentle sarılır. Bu iş bittikten sonra, gelin&#8217;in başına büyük bir &#8220;Albez&#8221; örtülür. Tabağın, hemen alt kısmında çepeçevre sarılı bulunan tülbent&#8221;e isabet edecek şekücfe ve albez üzerine; çeşitli büyüklükte altınlar tutturularak, böylece gelin başı çoğu zaman Şeehir4deki kuaförler tarafından yapılır.<br />
Genel olarak köylerde gelin; &#8220;üç etek&#8221; denilen elbiseyi giyer. Bu elbisede değişmez renk. kırmızıdır. Bazı köylerde ise gelin, beyaz fistan ve siyah kadife (Sırma ile işlenmiş) ceket giyer.<br />
Şehir&#8217;de ve yakın köylerde gelin kıyafeti, baştan aşağı uzun beyaz bir elbise ve başında duvak biçimindedir bu elbiseye &#8220;Gelinlik&#8221;de denir.&#8217;<br />
Gelin böylece hazırlanırken bu arada, çalgılar çalmakta devam eder. Diğer yanda, damadın evinde gençler yemek yerler. Sonra davul ve zurna ile, kalabalık bir şekilde kız evine giderler ve evin önünde gençler (Damat da dahil olmak üzere) oyun oynarlar. Oyundan sonra gençler toplu olarak kahveye çay içmeğe giderler bu arada damat evde kendi hazırlığını yapar, traş olur.
</p>
<p>Gençler çaylarını içtikten sonra oğlan evine dönerler. Duruma göre gelin alma zamanı ayarlanır ve ona göre gelin almağa gidilir. Güveyin sağdıçları ve arkadaşları toplu bir halde ve davul zurna çalınarak kız evine giderler kız evinin önünde çalgılar sürekli ve hazin çalarlar. Bu sırada içerde gelin hiç durmadan ağlar.<br />
Gelin, baba evinden ayrılmadan babasının ve yakınlarının ellerini öper yengeleri tarafından gelin otomobile bindirilir, dağ köylerinde ise gelin, babası tarafından ata bindirilir ve &#8220;Gelin alıcı&#8221; denilen 5-10 kadın eşliğinde damadın evine gider. Gelin baba evinden ayrıldıktan sonra arkasından kovayla su dökülür.<br />
Yol boyunca türküler söylenir ve çalgılar çalar. Gelin atla gidiyorken damadın evine vardığında attan damadın babası indirir. Ancak, gelin, kendisine bir şeyler bağışlanmadıkça attan inmek istemez; başka bir söyleyişle nazlanır. O sırada kayınpeder tarafından tarlalar, zeyitnler yada altınlar bağışlanır. Böylece gelin attan inmeğe razı olur Attan indikten sonra kısmeti artsın diye koltuğuna ekmek konur, başına buğday, şeker ile para serpilir ve yağ-bal sürülü eşikten atlıyarak evine girer. Bazı köylerde ekmek yerine gelinin eline bir su bardağı verilir. Gelin kendi eliyle suyu döke döke evine doğru ilerler.<br />
Gelini getirenlere de ayrı ayrı bahşişler vermek âdettir.<br />
Gelin eğer otomobil ile damadın evine gitmiş ise; bu halde de damadın babası gelin&#8217;i. otomobilden indirir. Aynı şekilde gelin&#8217;in başına buğday, şeker ve para serpilir. Damat gelin&#8217;i bir buketle evin kapısında karşılar ve eve alır.<br />
Kısa süre ile gelin ile damadın bir arada oluşuna, halk arasında KOLTUK denir. Koltuk sırasında damat geline bir bilezik takar ve birlikte şerbet içilir. Az sonra sağdıçlar güveyi dışarı çağırırlar ve alıp giderler. Bundan sonra, akşama kadar bütün mahalleli kadın ve genç kızlar gelini görmeğe gelirler.<br />
Gelin&#8217;in damat evinde karşılanışı çoğunlukla böyle olmakta ise de; bazı köylerimizde bu karşılama özellik göstermektedir. Örneğin Cinge köyümüzde durum başkadır. Gelin oğlan evine geldiğinde, at ya da otomobilden İnerken; oğlanın anası gelini sırtına alır ve avluda önceden hazırlanan yerdeki sandalyeye götürüp oturtur. Bundan sonra, özel olarak hazırlanmış susamlı ekmeklerden 1 -2 tanesi; gelinin başı üstünde bölündükten sonra, gelinin kucağına da bir oğlan çocuk oturtulur.<br />
Bunu kaynana, hala ve yenge gibi yakın akrabaların birlikte oynamaları izler ve böylece düğün son bulur.
</p>
<p>d) Gerdek
</p>
<p>Yatsı olunca güvey camiye götürülür. Namazdan sonra hoca önde olduğu halde tekbirlerle eve gelinir. Ev Önünde dua edilir. Güvey, babasının ve hocanın elini öperek sağdıçları tarafından sırtı yumruklanmak suretiyle gerdeğe girer
</p>
<p>e) Doğum
</p>
<p>Evlenme konusuyla İlgili gelenek ve görenekleri açıkladıktan sonra; sırasıyla doğum, sünnet ve diğer bazı konulara değinip, incelemeye devam edeceğiz. Ancak bunlar, evlenme konusu kadar zengin değildirler.<br />
Buna rağmen, İlçemiz köylerinde &#8220;Doğum&#8221; olayının yeri; küçümsenmeyecek kadar büyüktür. Özellikle oğlan doğmuşsa işin önemi daha da artar. Ne var ki, şehir ve yakın çevre köylerde durum; dağ köylerimizden farklılık göstermektedir. Çünkü, dağ köylerimiz çok fakir olduklarından; onların davranışları daha sade bir anlam taşımaktadır. Bu hususu, yeri geldikçe belirtmeğe çalışacağız.<br />
Ebe (ebe olmayan köylerde, bu işlerden anlayan yaşlı bir kadın) doğumdan sonra, çocuğun göbeğini kesip yıkar ve &#8220;Göbek adı&#8221;nı kor. O&#8217;nu el çabukiuğuyla kundaklar, babasının kucağına verir. Baba ebe hanıma bahşiş verir. Eğer varlıklı ise, ayrı olarak şeker, kahve, kına. sabun hatta başına bir örtü dahi alır. Şehirde de, ebeye ücretten başka hediyeler verildiği olur.<br />
Baba doğan çocuk &#8220;Oğlan&#8221; ise, bir koyun veya kuzu keser yemek ve helva yaptırıp; yakın dost ve akrabalarına ziyafet verir. Böylece, bu mutlu günü birlikte kutlamış olurlar, Gelen hısım, akrabalar da çocuğa ve anasına hediyeler getirirler.<br />
Tabiatiyle hediyelerin değeri, getirenlerin akrabalık derecesine ve zenginlik durumuna göre değişir. Hediyeleri; nazarlık, bir 20&#8242;lik altın, çocuğa çamaşır, elbiselik kumaş, kolonya vs. gibi eşyalar teşkil eder. Bunlar, salıncağın ipine kırk gün süreyle yetmediği takdirde gerilecek başka iplere asılı dururlar.<br />
Fakir ve dağ köylerimizde doğumdan sonra, irmik helvası yaptırılır ve camide &#8220;hayır&#8221; şeklinde dağıtılır. Buna &#8220;Öherene&#8221; de denir.<br />
Gelen yakın akrabalar içinde, çocuğa altın takan olsa bile; çoğu zaman, diğer akrabalar ile konu komşular; çeşitli yiyecekler, tatlılar ve sütlâçlar getirirler. Bu .tatlı ve yemek taşıma işinin 3-4 gün devam ettiği olur.<br />
Aradan 2-3 günlük bir telaştan sonra, sıra çocuğun adını koymağa gelir, çoğu kez. oğlansa dedesinin adı, kız ise ninesinin adı çocuğa verilir. Baba çocuğu kucağına alır kıbleye döner; sağ kolunda ezan okuyup, sol kolunda kamet getirdikten sonra; &#8220;Adını ne koyalım?&#8221; diye sorar ve önceden kararlaştırılan adı, üç kere hem sağ ve hem de sol kulağına hafifçe bağırarak söyler. Böylece bebeğe ad konmuş olur.<br />
Konan &#8220;ad&#8221;lar hem her zaman bilinen ve söylenen türdendirler. Ancak Darkale Köyü&#8217;müzde. erkek çocukların adları sonunda daime &#8220;Bey&#8221; kelimesi (Adil Bey. Isa Bey gibi) kız çocuklarının ise; &#8220;Molla&#8221; kelimesi eklenerek (Ayşe Molla, Emine Molla Şeklinde) söylenir.<br />
Sürekli olarak kız çocuğu olan kimse, oğlan çocuğu beklediği bir sırada yine kızı olursa; bu kere çocuğun adı&#8217;nı &#8220;Döne&#8221; kor. Böylece bundan sonra doğacak çocuğun oğlan olacağına (Şansının döneceğine) inanılır. Bu adet dağ köyledimizde vardır<br />
Yeni doğan bir çocuğu kırk günlük olana kadar, odasında yalnız bırakmamak adettir, yoksa çocuğa cinler musallat olurmuş. Bunu önlemek içinde çocuğun yastığı altına, bir mushaf (Musaf). bir çakı ve bir parça ekmek kırıntısı; beşiğin ayak ucuna da bir süpürge konur<br />
Çocuk &#8220;Kırk günlük&#8221;&#8216; olunca, çocuğu annesini; yakın akrabalardan olan kadınlar yıkarlar. Çoğu zaman, bebeğin yıkanacağı su (bir kurnanın alacağı kadar su) ipek kumaştan süzülür. Bu süre içinde, suyu aktarmağa yarayan tasta annenin altın yüzüğü bulundurulur. Böylece bezden geçirilen sudan, kırk tas su çocuğun başından aşağı dökülür ve <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="&quot;kırklama&quot;">&#8220;kırklama&#8221;</a> işi tamamlanır.<br />
Bebeğin kırklanmasından sonra, anne yıkanır ve diğer kadınlar da banyo alıp çıkarlar. Banyodan sonra kadınların topluca yemeğe oturması ve yemek yemeleri âdettir. Sofraya konan yiyecek ve meyveler, gelen kadınların yanlarında getirdikleri yiyecek ve meyvelerdir.<br />
Yemek yedikten ve sofra toplandıktan sonra çocuk; ninniler ile (önce annesi ve bilâhare diğer kadınlar söyleyerek) uyutulur. Ancak, beşiğe yatırılmadan önce; çocuğun iki kaşı arasına Zebat taşı ile hafifçe basılır, kaşları gür olsun diye. Nazar değmemesi için de bebeğin yanağına parmak ucuyla kara sürülür. Ertesi gün çamaşır yıkanır.<br />
İlçemiz Darkale (Tarhala) köyünde ise; bebeği görmeğe giden kadınlar; yanlarında pamuk içinde ve yün bir bez parçasına sarılı bir yumurtayı götürürler. Bunun yapmakla çocuğun; yumurta gibi güzel, pamuk kadar ak ve koç gibi kuvvetli olacağına inanırlar. Eğer çocuğu kucağına alan kadın, aşırı derecede sevmiş oiursa; o kadının entarisinin eteğinden bir iplik çekilip yakılır. Daha doğrusu bunu, misafir kadının düşünüp yapması (ipliği vermesi) gerekir. Böylece nazar çövmemiş {nazar değmemiş) olur.<br />
Bütün bu işler bittikten sonra anne çoccuğunu alarak kendisine gelenlere gider. Buna &#8220;Kırk gezmesi&#8221; de denir.
</p>
<p>Darkaleli gençler tarafından düğünlerde oynanan Dörtel oyunu
</p>
<p>SÜNNET
</p>
<p>Şehir ve köylerdeki, bu konu ile ilgili gelenek ve görenekler fazla farklılık göstermez. Ne var ki, şeh­re geldikçe bu işler daha masraflı; dağ köylerine gidildikçe daha sade bir şekilde yapılır ve adetler (tö­reler) uygulanmış olur.
</p>
<p>Eski Yapılan Sünnet Töreninden Bir Görüntü
</p>
<p>
Şimdi, sünnet ile ilgili ayrıntılı bilgileri sırasıyla açıklamaya çalışacağız.<br />
Ev halkı, çocuğun sünnet işini birlikte görüşüp; zamanını ve yapılacak işleri kararlaştırır. Bu hazırlık­ların bazen 1-2 ay kadar devam ettiği olur.<br />
Çoğu zaman sünnet düğünleri, sonbahara yakın aylarda yapılır. Başka söyleyişle havanın çok sıcak ol­duğu aylarda sünnet düğünü yapılmaz. Gün olarak, pazar günü tercih edilir. Çünkü, ne de olsa tatil gü­nünde insanların bir araya gelmesi çok daha kolay olmaktadır.<br />
Cumartesi gecesi sünnet olacak çocuğun eline &#8216;&#8221;Kına yakılır&#8221; ve o gece kadınlar kendi aralarında bir eğlenti yaparlar. Şehirde, davetiyede bu hususun ayrıca belirtilmesi adettir. Köylerde davet olunacakla­ra bu hususlar sözlü olarak söylenir ve o geceye &#8220;Kına gecesi&#8221; denir.<br />
Ertesi gün çocuk hazırlanır beyaz entari (yandan yırtmaçlı) ile şapkası giydirilir ve öylece camiye gö­türülür. Camide mevlüt okunduktan sonra, öğlen namazı kılınır ve topluca cemaat; sünnet düğününün olacağı eve doğru hareket eder. Sünnet olacak çocuk, seccade örtülü bir atın üzerine oturtulmuş olarak ve davul zurna ile götürülür. Ancak, çoğu köylerimizde de çocuk eve döndüğünde; üzerine akraba ve ya­kınları para iliştirir ve öylece kısa bir gezinti daha yapılır, eve dönülür. Bundan sonra çocuk sünnet olur.<br />
Şehirde sünnet olduktan sonra, çocuğa hediyeler getirilir ve bunlar bir masanın üzerine konur. Yal­nız, para ve kol saati gibi şeyler çocuğun kendisine verilir.
</p>
<p>Eğer sünnet olacak çocuk tek ise, ayrıca bir horoz ya da bir kuzu kesmek âdettir. Akşam olunca ya­kın akraba ve tanıdıklara yemek verilir. Ayrıca saz, çalgı (zenginse) oyun havaları türküler şarkılar çal­mak suretiyle çocuk eğlendirilir. Mümkün olduğu kadar hoş tutulur. Sünnet ile ilgili gelenek ve görenek­leri böylece özetlemiş olduk.
</p>
<p>BESTELENMİŞ TÜRKÜLER
</p>
<p>Darkale Köyü&#8217;müzde oldukça uzun. söylenmesi ve oynanması yaklaşık 2 saat süren bir türkü vardır. bu türkü tamamen Darkale&#8217;ye aittir. Bu türkü, başta oturularak söylenen &#8220;YÂRE&#8221; türküsü ile; hareketli bölümü teşkil eden &#8220;DÖRTEL OYUNU&#8221; nu kapsar. &#8220;YARE&#8221; türküsü, köye ait önemli tarihi olayları dile getiren; bestelenmiş bir türküdür ve oyundan önce söylenen, adeta bir başlangıcıdır. Bilahere. türküden sonra &#8220;DÖRTEL&#8221; denen oyuna geçelim. Oyun kalabalık iki ekip tarafından oynanır. Söylenen ve oynanan kısım dahil, tespit edebildiğimiz yetmiş&#8217;e yakın kıt&#8217;a vardır. Bu kıtalar bazen manileri andırır, bazen de üçlük, beşlik ve yedilik kıt&#8217;alar şeklindedir. Oyun kısmı da. sık değişen figürleri kapsamaktadır. Yer imkansızlığı nedeni ile, bütün türküyü buraya alamamaktayız. Bu oyuna Tarhala Baranası adı da verilmektedir. Barana havalan sözleri ve oyunları ile ülkemizde başlı başına bir ekoldür. Yirmibeş türkülük bu oyunların kendine özgü figürleri de vardır. Enstürüman olarak ise darbuka, cura ve tef den oluşmaktadır. Bugün Darkale Köyü&#8217;nün yaşlılarından bazıları bu oyunları figürleri ve ritmiyle gayet güzel oynayacak durumdadır.
</p>
<p>	Tarhala Baranası ve Dörtel oyununun bazı kıtaları aşağıdaki gibidir:
</p>
<p>Darkaleli gençler tarafından düğünlerde oynanan Dörtel oyunu<br />
	Karafilim budama<br />
Safa geldin odama<br />
Eğil bir şeftali ver adama,<br />
Haydindi haydindi durma buradan gidindi gidindi.<br />
Karanfilim saksıda<br />
Bir yâr sevdim Aksuda Aksuda.<br />
Yâr seni bulayım akşam ile yatsıda.<br />
Haydindi haydindi durma buradan gidindi gidindi.
</p>
<p>Kahve Yemenden gelir Bülbül çeşmeden gelir Güzel olan hanımlar Hergün hamamdan gelir Aman kınalı ellim sevdiğim. Aman nereden gelirsin?
</p>
<p>Gittiğim bağlar arası, ah aman aman, Ardında ağlar anası. Sevdikçe sardıkça ballar olası En küçüğü yâr benim olası.<br />
Yavrum merdivenden inerken görmüşler.<br />
Ayağına kına yaktı kınasından bilmişler.<br />
Hem billahi bilmişler.<br />
Aman seni bana beni sana vermişler.<br />
Aman çekip gelir allı ceylan, o ceylan o ceylan<br />
Hem billahi o ceylan aman
</p>
<p>Karacahisar ve Akçaavlu köyleri ve çevrelerinde; oynan oyunları, kısa oldukları için aynen buraya alıyoruz. Bunlardan-&#8221;Bağ tığan&#8217;ı&#8221; daha çok bestelenmiş manilerden meydana gelmiş olup; diğeri &#8220;Yandım Asam&#8221; oyunu ise, bestelenmiş bir türkü niteliğindedir.
</p>
<p>Önce Bağ Tığan&#8217;ı oyununu, sonra da Yandım Asam oyununu sunuyoruz.
</p>
<p>	<br />
Bağ Tığan&#8217;ı<br />
	Basma yeleği giydiremedim.<br />
Yüzünü yönüme döndüremedim<br />
Bir anası inanıyor.<br />
Onun kolları dolanıyor.<br />
Kalede keklik kovarım<br />
Düştüm dizim ovarım<br />
Oğlan üzme beni<br />
Seni küçükten severim.<br />
Kaleden indir beni<br />
Kağnıya bindir beni<br />
Kapılar kilitli ise<br />
Bacadan indir beni.<br />
Fesliyen&#8217;im biçim biçim<br />
Ben ağlarım yâr için<br />
O yar beni seviyor<br />
Ben ölürüm onun için<br />
Yandım Asam<br />
Bir çeşit tava, içinde pekmez yapılan küçük kazan.<br />
Yandım Asam<br />
Oof karyolamın demiri<br />
Yandım Asam o yâr da benim olmazsa<br />
Yandım Asam öldürürüm kendimi<br />
Oof taka yelek giydiremedim<br />
Yandım Asam yönünü yönüme döndüremedim.<br />
Oof selvideki kuşa bak<br />
Yandım Asam gözümdeki yaşa bak<br />
Oof bu sene evlenemezsem<br />
Yandım Asam seneye kış&#8217;a bak<br />
Oof durun yengeler durun<br />
Yandım Asam oğlunuza kız bulu
</p>
<p>
Bestelenmiş Türkü Örnekleri
</p>
<p><a name="Co.C4.9Frafya"></a><b>Coğrafya</b></p>
<p>Manisa iline 94 km, Soma ilçesine 3 km uzaklıktadır.
</p>
<p><a name=".C4.B0klim"></a><b>İklim</b></p>
<p>Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.
</p>
<p><a name="N.C3.BCfus"></a><b>Nüfus</b></p>
<table width="200">
<tr>
<th colspan="2">Yıllara göre köy nüfus verileri
</th>
</tr>
<tr>
<td align="center"> 2007
</td>
<td align="right">
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center"> 2000
</td>
<td align="right"> 217
</td>
</tr>
<tr>
<td align="center"> 1997
</td>
<td align="right"> 178
</td>
</tr>
</table>
<p><a name="Ekonomi"></a><b>Ekonomi</b></p>
<p>Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.
</p>
<p><a name="Muhtarl.C4.B1k"></a><b>Muhtarlık</b></p>
<p>Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.
</p>
<p>Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
</p>
<dl>
<dd>2004 -
</dd>
<dd>1999 -
</dd>
<dd>1994 -
</dd>
<dd>1989 -
</dd>
<dd>1984 -
</dd>
</dl>
<p><a name="Altyap.C4.B1_bilgileri"></a><b>Altyapı bilgileri</b></p>
<p>Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/657/feed</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Eyüp Sultan Camii. indir</title>
		<link>http://gta.indir.getindir.com/archives/656</link>
		<comments>http://gta.indir.getindir.com/archives/656#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 Jan 2009 06:00:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<category><![CDATA[indir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://gta.indir.getindir.com/archives/656</guid>
		<description><![CDATA[
Eyüp Sultan Camii, İstanbul&#8217;da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunan cami. Cami olmasının ötesinde kutsal bir ziyaret yeridir.

 Cami 
Eyüp Sultan Camii dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır, etrafında yarım kubbe, ortasında Eyüp Sultan türbesi, sandukasının ayak ucunda bir pınar, avlu ortasında asırlık bir çınar bulunmaktadır.

1458&#8242;den sonra çeşitli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>
<b>Eyüp Sultan Camii</b>, İstanbul&#8217;da Eyüp semtinde Haliç kıyısında bulunan cami. Cami olmasının ötesinde kutsal bir ziyaret yeridir.
</p>
<p><a name="Cami"></a><b> Cami </b></p>
<p>Eyüp Sultan Camii dikdörtgen planda, mihrabı çıkıntılıdır. Merkez kubbe altı sütun ve iki filayağına müstenit kemerlere yaslanır, etrafında yarım kubbe, ortasında Eyüp Sultan türbesi, sandukasının ayak ucunda bir pınar, avlu ortasında asırlık bir çınar bulunmaktadır.
</p>
<p>1458&#8242;den sonra çeşitli defalar tamir gören caminin minarelerinin boyu önceleri kısaydı, 1733&#8242;de yeni uzun minareler yapıldı. 1823&#8242;de deniz tarafındaki minare, yıldırımla hasar gördügü için yeniden inşa edildi.
</p>
<p>Cümle kapısı önündeki Sinan Paşa kasrı 1798&#8242;de yıktırılmıştır. Yerinde ulu bir çınar ağacı gölgesinde etrafı parmaklıklı bir set ve çimen sofa vardır. Parmaklığın dört köşesinde döört çeşmecik bulunur. Bunlara hacat çeşmeleri, kısmet çeşmeleri denir. Tamir edildikten sonra camiyi açıp namaz kılan Sultan III. Selim Mevlevi olduğu için parmaklıkların üzerinde mevlevi sikkeleri vardır.
</p>
<p>Dış avlunun caddeye açılan iki kapısı vardır. İç avlu 12 sütuna müstenit 13 kubbelidir.Avlunun ortası şadırvandır. Türbe tek kubbeli, 8 köşelidir. Türbe methalinde nakşı kademi saadet, sağında sebil bulunur.
</p>
<p>Mihrab eyvandır, minber mermerdir. Mihrab tarafı hariç üç tarafı galerilidir. Son cemaat yeri önünde 6 sütunlu ve 7 kubbeli bir revak vardır. Mermer cümle kapısı üzerinde 9 sıralık kitabenin ilk sırası:
</p>
<p><i>Zehi münkadı emri gerdgar zılli Rabbani</i>
</p>
<p>Serefrazı cihandaranı asrın şahı devranı
</p>
<p>Menarı nurfeşan sultan selim hanı bülend ikbal
</p>
<p>Bilin gülbank dahi iyledi pür cümle azani.
</p>
<p>Bu kadar çok kabir, türbe, lahit başka bir camide iç içe geçmemiştir. Serviler ve mezarlıklar cami çevresini uhrevi bir mekan yapar. Necip Fazıl, Fevzi Çakmak, Ferhat Paşa, Mehmet Paşa, Siyavuş Paşa, Beşir Fuad, Ahmet Haşim, Ziya Osman Saba, Sokullu Mehmet Paşa burada yatmaktadır.
</p>
<p>Fatih&#8217;ten sonra asırlarca padişahlar Eyüp Sultan Camii&#8217;nde kılıç kuşanmışlardır. Bunu Fatih başlatmış, ilk kılıcı Fatih&#8217;e Akşemseddin kuşatmıştır. Padişahlar Sinan Paşa Köşkü&#8217;nden kayıkla Bostan iskelesine gelir, camide iki rekat namaz kılar, şeyhülislam kılıcı kuşatırdı.
</p>
<p>Camiin dış avlusunda sebil bulunmaktadır. Üç pencerelidir. Bayramlarda ve özel günlerde şerbet dağıtıldığı için şerbethane denilmiştir.
</p>
<p><a name="Ey.C3.BCp_Sultan_T.C3.BCrbesi"></a><b> Eyüp Sultan Türbesi </b></p>
<p>Türbe, camiin kuzeyinde, iç avlunun önündedir. Fatih Sultan mehmed tarafından 1454-55 tarihinde yaptırılmıştır. Rivayete <a href="http://lebensversicherung.lifeinsurancestory.com" title="göre">göre</a> iç avludaki çınarın bulunduğu yer Ebu Eyüp&#8217;ün gasledildiği yerdir. Türbe 8 köşeli, tek kubbelidir, kesme taştan yapılmıştır. cephe yüzlerine oturtulmuş olup, kasnağı yoktur. Pencere söveleri mermerdir. Kapı cephesi hariç diğerleri altta ve üstte iki pencerelidir.Kemerli kapı mermerdir, üzerinde Allah, Muhammed, kelime-i tevhid hakedilmiştir.
</p>
<p>Türbe içi çinilerle kaplıdır. Üzerinde celi yazılar baştan başa dolaşır. Kubbe kalem işlemeleriyle süslüdür. Kubbe ortasında Ali imran suresi 193. ayeti yazılıdır.
</p>
<p>Türbenin ortasında etrafı gümüş şebekeli bir parmaklık içinde Halid b. Zeyd ebu Eyyüb el-Ensari&#8217;nin sandukası vardır. Üzerinde siyah atlas üzerine sarı simli kisvei şerif örtülüdür. Yazıları Mustafa Rakım Efendi yazmıştır. Kisveyi bağlayan sırma kuşak üzerindeki celi hatları Sultan II. Mahmud yazmıştır.
</p>
<p>Türbenin içinde, sandukanın ayakucunda bir kuyu bulunmaktadır. I.Ahmed ihya etmiştir. Rivayetlerde bu kuyunun ayazma olarak şifa kuyusu olduğu yazılıdır. Sandukanın üzerindeki dairevi kandillikte 36 adet buhurdan ve zemzemiye vardır. Türbenin duvarlarındaki yazılar I.Ahmed, III. Mustafa, III. Selim, II. mahmud, Abdulaziz, Hattat Osman, Ahmed Razi, Yesarizade Mustafa İzzet, Mahmud Celaleddin Efendi&#8217;ye aittir. Türbedeki sancakı şerif ve dört büyük şamdan Topkapı Müzesi&#8217;nde korumaya alınmıştır.
</p>
<p>Türbe kapılarını tahtadan tunca çeviren I.Abdülhamit&#8217;tir. Türbenin önünde medhal vardır. Türbenin sağ tarafında kadınlar mescidi bulunur ki burada Adile Sultan itikafa girmiştir. İç avludan türbe medhaline bir hacet penceresi açılır. Hacet penceresinin iç kısmında şu hadisi şerif yazılıdır: &#8220;Devemi kendi haline bırakınız. Zira o kendine düşen görevi yapmaya memur edilmiştir. O da gitti, Ebu Eyyub&#8217;un kapısı önüne çöktü.&#8221;
</p>
<p><a name=".C4.B0maret"></a><b> İmaret </b></p>
<p>Eyüp Camii civarında Fatih Sultan Mehmed&#8217;in yaptırdığı imarette günde iki kere yemek pişirilirdi. Normal günlerde pirinçli, buğdaylı yemek çıkarken Ramazan ayında etli yemek dağıtılırdı. Özel günlerde, cuma ve kandillerde, zerde ve zerbaç, pilav çıkarılıp yoksullara verilirdi.
</p>
<p><a name="Ey.C3.BCp_el-Ensari"></a><b> Eyüp el-Ensari </b></p>
<p>Emeviler zamanında İstanbul kuşatmasına (671) katılan ve burada şehit olan Eyüb el-Ensari Hazretlerinin kabrini Akşemseddin rüyasında gördü ve Fatih Sultan Mehmed&#8217;e bildirdi. 1458&#8242;de Fatih burada bir türbe ve cami yaptırdı. 1800&#8242;de cami yeniden inşa edildi. Kubbe yazıları Hamit Aytaç&#8217;ındır. Medresesi yok olmuş, ziyaret aşırılığı sebebiyle külliyedeki tahribat tamir edilmemiştir.
</p>
<p>Eyüp Sultan, Mekke&#8217;ye giderek Akabe&#8217;de ilk Müslüman         olan sahabilerdendir. Alemdarı Nebi, Mihmandarı Resulullah diye anılır. Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarına katılmış, İstanbul kuşatmasında şehit düşmüştür.
</p>
<p>Evliya Çelebi&#8217;ye göre: &#8220;<i>İlahi arif, Hazreti Eba Eyüb ensari, peygamberin sahabesinden hadis rivayet edenlerdendir. Kendisi ensardandır. Hazreti Peygamber Mekke&#8217;den medine&#8217;ye hicret ettikleri zaman Cibrili Emin peygamberin devesinin yularından tutup çeke çeke cömert Eba eyübün evinin önünde çöktürmüştür.</i>
</p>
<p>Bu işaret üzerine Muhammed peygamber Eba Eyüb&#8217;ün evinden başka bir yere misafir olmamıştır. Hala, peygamberin mübarek mezarı bu Eba Eyüb Ensari hazretlerinin evinin yerindedir ki, peygamberin candan sevdiği dostudur ki o peygamaberden birçok hadisler nakl ve rivayet eder.&#8221;
</p>
<p>Evliya Çelebi&#8217;nin anlattığına göre Eba Eyüb iki kere Konstantiniye seferi yaptı. İkincisinde Galata&#8217;yı fethetti, istanbul&#8217;u da fethetmek üzere iken barış yaptı, Ayasofya&#8217;da namaz kılıp Eğrikapı&#8217;dan çıkarken kafirler bunları şehit etti. Bir rivayete göre ise ishalden vefat etti.
</p>
<p>1453&#8242;de Fatih Sultan Mehmed istanbul&#8217;u fethederken Akşemseddin hazretleri bir yer bulup orayı kazdırınca bir dört köşe yeşil somaki mermer göründü. Üzerinde <i>haza kabri Eba Eyyubi Ensari</i>, bu Eba Eyyüb&#8217;ün mezarıdır, yazılıydı. Taşı kaldırdılar. İçinde Eba Eyyüb&#8217;ün vücudu safran ile boyanmış kefen içinde terü taze ve sağ ellerinde tunç mühür vardı. Burada nurlu türbesini yaptılar. Bu çevrede 33 sahabi yatmaktadır.
</p>
<p><a name="Evliya_.C3.87elebi_ve_Ey.C3.BCp"></a><b> Evliya Çelebi ve Eyüp </b></p>
<p>Evliya Çelebi&#8217;nin Eyüp anlatımı: &#8220;Eyüp şehri, İstanbul&#8217;un batı tarafındadır. İstanbul&#8217;a denizden dokuz mil ve karadan iki saattir. Ama yine istanbul&#8217;a bitişik olup arasında asla boş arazi yoktur. Baştanbaşa mamurdur. Fakat başka hükümettir. Fatih kanununa göre beşyüz akça mevleviyettir.
</p>
<p>..karşı tarafı deniz karşısında Sütlüce kasabasıdır. Arası bir ok atımı yerdir.
</p>
<p>Eyüb Sultan Camii: Bu, Fatih Sultan Mehmed Han&#8217;ın yapısıdır ki sevabını Eba Eyüb&#8217;e hediye eylemiştir. Deniz kıyısına yakın ensari yerinde düz bir yerde yapılmıştır. Bir kubbelidir. Mihrab tarafında yarım kubbesi daha vardır. Lakin o kadar yüksek değildir. Camiin içinde sütun yoktur. Orta kubbe etrafında sağlam kemerler vardır. Mihrabı ve minberi sanatlı değildir. Hünkar mahfili sağ taraftadır. İki kapılıdır. Biri sağ tarafta yan kapısı, diğeri kıble kapısıdır. Kıble kapısı üzerinde bir mermer üzerinde celi yazı ile şu tarih yazılmıştır: hamden lillah beyti mamur oldu bu. Sağ ve solda iki minaresi vardır. Avlusunun üç tarafı odalarla süslüdür. Ortasında cemaat maksuresi vardır. Bu maksure ile Eba Eyüp mezarı arasında göklere baş uzatmış iki çınar vardır ki, cemaat, gölgesinde ibadet ederler. Bu avlunun da iki kapısı vardır. Batı kapısının dışında büyük bir avlu daha vardır. İçinde dut ve diğer ağaçlarla yedi tane büyük çınar vardır. Bu avvlunun iki tarafında abdest muslukları vardır. Bu camiden başka şehir içinde seksen kadar mescid vardır ki dördü Mimar Sinan yapısıdır.&#8221;
</p>
<p>Eyüp Sultan Resimleri bulabileceğiniz sayfa&nbsp;: http://www.alibeykoy.net</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://gta.indir.getindir.com/archives/656/feed</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
